Bereketli topraklar üzerinde

Geçen hafta İstanbul'da başlayan, Tokat'la devam eden Çanakkale'de sona eren, topraklarımızın, denizlerimizin bereketine, binlerce yıllık geçmişiyle gastronomi kültürümüzün yaratıcılığına bir kez daha saygı duyduğumuz muhteşem bir hafta geçirdik. 1954 yılında "Bereketli Topraklar Üzerinde" romanını yazan Orhan Kemal'e saygıyla...

ASMA KHAN - SİNEM ÖZLER BİR MUTFAKTA

Dört yıl kadar önce ortak arkadaşımız Gamze İneceli vasıtasıyla tanıştığım Londra'daki Darjeeling Express'in kurucusu Asma Khan, Seraf projesinin ardındaki isim iş insanı Doğan Yıldırım ve Şef Sinem Özler'in davetiyle İstanbul'a geldi.
Restoranlarından tarihi ve turistik yerlerine tam bir İstanbul keşfi yaptıktan sonra iki şef birlikte mutfağa girdiler, ortak bir sofra kurdular.


Bu buluşmanın önemi, farklı coğrafyalarda ve kültürlerde doğup büyüseler de hem Asma hem de Sinem şefin yemeğe lezzetin yanı sıra hafıza, dayanışma ve paylaşımın bir parçası olarak bakmaları, bu anlayışla yollarını çizmeleri, ait oldukları toprakların mutfak geleneğini sürdürmeleri ve yaşatma çabalarıydı.

Haberin Devamı


İki ismin bir başka ortak yanı da aşçılık eğitimi almamaları, çalışma yaşamına farklı işler yaparak başlamaları. Hindistan doğumlu Asma, önce hukuk okumuş, ardından Londra'da İngiliz Anayasa hukuku üzerine doktora yapmış.
Bir süre evinde özel yemekler yaptıktan sonra da sadece kadınların mutfakta çalıştığı Darjeeling Express'i kurmuş. 2024'te ise Time tarafından dünyanın en etkili 100 kişisi arasında yer almış.
Sinem de üniversitede reklam ve yayıncılık okumuş, reklam ve müşteri ilişkileri alanında çalıştıktan sonra restoran yöneticiliğine geçiş yapmış. Kaderinin değiştiği dönem Seraf'ta müdürlük yaptığı yıllar ve Doğan Bey'in "İstediğimiz hayal ettiğimiz düzeni kuramıyoruz, mutfağa sen girmelisin" demesiyle başlamış.
Sinem Özler neredeyse 10 yıldır Anadolu'nun dört bir yanını dolaşarak kadınların evlerde yaptıkları yemekleri, yerel ürünlerini araştırıyor ve bu geleneği en iyi şekilde Seraf mutfağına uyarlıyor.
26 Ağustos akşamı Asma Khan'ın yaptığı domatesli raita, balık köftesi ve chutney, annesinin tavuk biryanisi, Sinem Özler'in imam bayıldısı, lorlu pazı dolması, Seraf'a özel içli köftesi ve irmik helvası iki kültürün mutfak geleneğini çok iyi yansıtan yemeklerdi.

Haberin Devamı


BAĞIMIZ VAR
Yemeğin ertesi sabahı erkenden Dimes Yönetim Kurulu ve TUSİAD Başkanı Ozan Diren'in davetiyle Tokat'a gittik.
Anadolu'nun neredeyse dört bir yanını dolaşmama karşın bu kente ilk gidişimdi.
Önce Yazmacılar Han'da bölge mutfağından örneklerin olduğu geç bir sabah kahvaltısı, daha doğrusu erken bir öğle yemeğinin ardından Tokat'ın Emirseyit Beldesindeki Erzak Kooperatifi'ni ziyaret ettik.
Yaptıkları işe önem veren kadınlar bize muhteşem bir sofra kurdular.
Bölgenin üç yapraklı, tüysüz ve damarsız yapraklarıyla yaptıkları ince bulgur- yarma karışımlı baklalı, erikli, mercimekli ve etli sarmalarını tadı hâlâ damağımda.


Daha sonraki durağımız Kazova Çiftliği oldu. Çiftlik turunun ardından geceyi Ozan Diren ev sahipliğinde bahçede kurulan uzun bir masa etrafında dolunay ışığında birbirinden lezzetli bölge yemekleri ve unutulmaz bir sohbet eşliğinde sonlandırdık.
Ertesi gün ise şehirde kısa bir kültür tur yapıp 700 yıllık bir geleneği sürdüren Olgunlaşma Enstitüsüne uğradık. Seçtiğimiz kalıplar ve renklerle kendi baskılarımızı yaptık.
Son durağımız da Tokat'a gitme nedenlerimizden biri olan Tokat Kebabını tatmak üzere Saklı Bahçe oldu.
Tokatlı Adnan Şahin'in keyifli anlatımı eşliğinde kente özgü kebap hepimiz için unutulmaz bir deneyimdi ama Asma Khan'ın hayranlığı ve heyecanı görülmeye değerdi...

Haberin Devamı

MEMLEKETİM GELİBOLU VE ÇANAKKALE

İnsan doğup büyüdüğü topraklara farklı gözle bakar, beklentilerini yüksek tutar. Sanırım ben de bu yüzden Kültür ve Turizm Bakanlığı Türkiye Kültür Yolu Lezzet Noktası Projesi'nin ev sahipliğini Maksut Aşkar'ın üstlendiği, Emre Şen, Celal Gürkan şefler, Özge Samancılar ve Oğuz Yenihayat'la birlikte katıldığımız Çanakkale ayağının ilk durağı Gelibolu'da heyecanlıydım.