Trump balataları yaktı

Yeni yakmadı gerçi. Balatalarını yakalı epey olmuştu. Böyle birini başkan seçen ABD halkının durumu da çok farklı olmasa gerek. Geçmişte artisti, posta dağıtıcısını, çiftlik sahiplerini başkanlığa layık gören Amerikan halkı bu kez de emlak kralını seçmiş çok mu

Aklı kendine yâr olsa neyse de o da değil. Bu emlakçı Ortadoğu'ya ve İran'a da içinde petrol ve doğalgaz çıkan değerli arsa muamelesi çekti. Düşünsenize İran'la müzakerelere dışişleri bakanını değil, Ortadoğu özel elçisi görevini verdiği, mesleği gayrimenkul yatırımcılığı olan Steven Charles Witkoff ile yine gayrimenkul yatırımcısı olan damadı Kushner'i gönderdi.

Müzakereler sürerken de Netanyahu'nun gazına gelip İran'ı vurdu. Aklınca bir taşla birkaç kuş vuracaktı. Hem Netanyahu'nun ve ABD'deki İsrail lobisinin gönlünü hoş eyleyecek ve üzerindeki Epstein baskısından kurtulacak hem liderini vurduğu İran'a diz çöktürüp onun petrolünü dolar üzerinden pazarlama konusunda pay sahibi olacaktı.

Bunların hiçbiri olmadığı gibi savaştan nasıl çıkacağını da bilmiyor. Aynı konuşma içinde önce "Savaş bitti" diyor, bir sonraki cümlede "Asıl haftaya daha güçlü vuracağız" diyor. Gelgit akıllı olduğunu bilirdik de bu kadarını kimse beklemiyordu doğrusu. Belli ki balatalar iyiden iyiye yanmış.

Bizimkileri yakmasa bari. Bir yanda "Sizi biz koruyacağız ama şu kadar milyar dolar ateşlemeniz lazım" dediği Körfez ülkeleri başının etini yiyor, diğer yandan artan petrol fiyatları nedeniyle kendi ülkesinden ve Avrupa'dan yükselen homurtular artıyor. Harcadığı milyar dolarlar da cabası.

HÜRMÜZ'Ü YEDİ KOCALI HÜRMÜZ'LE KARIŞTIRDI

İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatacağını hiç hesap etmemişti. Kuru bir tehdit sanmıştı. Boğazdan geçen gemileri koruma taahhüdü vermişti ama kimse Trump'a güvenip adım atmadı. Kendi ülkesindekiler bile. Dün yine Hürmüz'den geçecek tankerleri koruma sözü verdi.

Bu Trump, Hürmüz'ü yedi kocalı Hürmüz'le karıştırıyor sanki. Hürmüz'ün tek sahibi var, o da İran. İstediği gemiyi geçirir, istediğini vurur.