Ankara'da toplanan 36. NATO Liderler Zirvesi'ne büyük anlamlar yüklenmişti. İddialı olsun diye de bu toplantı, gayrıresmi olarak "NATO 3.0" diye adlandırılmıştı. Toplantıda ciddi bir dönüşüm sayılabilecek bir adım atılmadı. Amerika'nın asıl hedefi olan in'in adı bile geçmedi. Soğuk Savaş dönemindeki gibi ezeli ve ebedi düşman olarak Rusya yerini korudu. Yeni olan tek şey, yeni düşman olarak bir de İran'ın adının geçmesiydi.
Toplantıda Trump, Erdoğan ve Şara hariç önüne geleni fırçaladı. Bu fırçanın etkisiyle Avrupalı müttefikler, "Savunma harcamalarımızı emrettiğiniz üzere artırıyoruz efendim" demek dışında gıkını bile çıkaramadı.
Trump, hediye paketini de açıkladı. CAATSA yaptırımlarının kalkması ve KAAN uçaklarının motorlarının verilmesi çıktı. F-35 içinse "Allah kerim" mealinde bir şeyler söyledi.
Asıl merak ettiğimiz, bizim Trump'a ne hediye verdiğimiz. Özel kutuda verilen Revolver tabanca ve mermiler değil kastettiğimiz. Zaten o silahlar da liderlerin başına bela oldu ya. Kimse yanında götürmedi. Allah'tan tabanca vermişiz. İyi ki "İtibardan tasarruf olmaz" deyip KAAN uçağı ya da Tayfun balistik füze hediye etmedik...
Trump'ın NATO toplantısı bitiminde İran'a saldırı emri vermesinden NATO şemsiyesi dışında Ortadoğu'da ayrı bir askeri ittifak kurma sözü aldığını mı anlamalıyız Liderlerin hepsini fırçalarken Erdoğan ile Şara'yı övmesi pek hayra alamet sayılmaz.
Ortadoğu'dan tümüyle çekilmese bile bölgeyi sözde ABD'nin, özde İsrail'in çıkarlarını gözetecek vekil devletlere bırakma projesini daha önce ABD'nin Suriye ve Irak özel temsilcisi Tom Barrack ilan etmişti zaten. Türkiye Ortadoğu'da Osmanlı milletler sistemini yaşama geçirecek, bölge ülkelerinin korumalığını üstlenecekti. Kime karşı Tabii ki İran'a karşı. E tabii bir miktar da İsrail'le kapışmadan orta bir yol bulacaktı.
EİSENHOWER DA DENEMİŞTİBu modelin müellifi aslında Tom Barrack değil. Daha önce de bu denenmişti. II. Dünya Savaşı'ndan sonra, İngiltere'nin Ortadoğu ülkeleriyle kurduğu ittifaklar ve üs anlaşmaları artan Arap milliyetçiliğinin tehdidi altınaydı. İngiltere, Ortadoğu'da içinde Türkiye'nin de olacağı bazı Arap devletleriyle birlikte bölgesel bir savunma örgütü kurmak istiyordu. Bu proje çerçevesinde İngiltere, bölgede İngiliz varlığına duyulan tepkiyi azaltmak istiyordu. Türkiye güçlü orduya sahip bir bölge ülkesi olarak Ortadoğu'nun savunmasında önemli bir rol oynayacak hem de Müslüman bir bölge ülkesi olarak Ortadoğu komutanlığı projesinin tamamen Batı damgası taşımasını önlemiş olacaktı. Ama İngiltere tarafından başlatılan iki Ortadoğu savunma önerisi Arap ülkeleri tarafından reddedildi.

16