Vatan denen mehlika

İran'da vatana sevdalanıp şehit düşenler, emperyalist tuzaklar ve idam gömlekleriyle karşı karşıyken, bir millet olarak direniş yemini ediyorsa, bu fedakarlık gerçekten başarıyı getiriyor mu?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, İran'da vatana ve özgürlüğe adanmış insanların çektiği acıları ve şehitliklerini anlatarak, bu fedakarlığın bir milletin birleşmesine ve direniş hareketinin tutuşmasına sebep olduğunu savunuyor. Yazar, kadın-erkek, dindar-seküler ayrımı gözetmeksizin İranlıların büyük bir umutla el ele verip mücadele ettiklerini vurguluyor. Peki, bu birlik ve fedakarlık ideali, gerçek siyasi değişimi sağlamak için yeterli midir?

Anguzu tepeden aşağılara bakıp düşündüm de.

Nasıl geldiler buralara.

Feth Ahmet ve yoldaşları.

Onca genç yürek,

Hangi sevdalarla yola çıkıp,

Candan tatlı canan olan yurt için,

Tatlı canlarından vazgeçtiler.

Her ellerinden alınmak istendiğinde Harput.

Şövalyeler birlik olup toparlanıp geldiklerinde.

Süt kalesinde vurulup,

Toprağa düşüp,

Yemyeşil fidanlar olarak dirildiler.

Ulu kayalarda çarmıha gerildiler.

Kolları bacakları ayrılıp,

Kefenlenecek bedenleri bulunamadı.

Otağtepe'den baktığım Asitane'de de aynı süveyda.

Bu kez Feth Mehmet'in düşlerini süsleyen güzeldi,

Has bahçenin gülü için can vermeye hazırdı kendisi ve yoldaşları.

Her gidenle, her düşenle, her yıkılanla darmadağın olsa da.

Kavuştuğunda hayalini kurduğu afitapa.

Gayrı onu korumaya adanmıştır canlar.

Kimilerinin hâlâ yasını tuttuğu,

Emperyalistlerin hıncını almak için türlü tuzaklarla kuşatılsa da,

Modern zamanın erenlerinde de artan cazibesi.

Yan bakana dahi tahammül edemeyen o kara sevda.

İsrail hapishanelerinden gelen çığlıkların uykuları haram eden bir çağda.

Vatanlarına ölümüne sevdalananlara biçildi idam gömlekleri.

Burunlarında evlat kokusu,

Yar hasreti,

Anne, baba, kardeş özlemi.

Lakin sinelerini yakan vatan isimli afitapa dikmişti gözünü katiller.

Bu uğurda ailelerini kaybettiler,

Vücutlarından uzuvlarını yitirdiler,

Elsiz, ayaksız kaldılar.

Öpmeye doyamadıkları bebeklerini, parçalanmış yüzlerine bakamadan verdiler kara toprağa.

Efsunlu yurtlarından vazgeçemezlerdi işte.

Bu sürurdan uzaklaşmadıkları için atıldıkları zindan yetmezmiş gibi,

Ölüm fermanları yazıldı üstüne üstlük.

Diri diri ateşte yakılıp ihrak bin-nar olsalar da,

Su destisi senek, ellerinden alınsa da; iltifat mektubu yurtlarına.

İran'ın aziz coğrafyası da nasibini aldı sapıkların ihtirasından.