Malum artık gençler evlenemiyor,
Yuvalar kurulamıyor,
Geçenlerde sosyal medyada rastladığım bir haber, oldukça şaşırttı.
HAY-DER, Hayırda Yarışanlar Derneği Genel Başkanı Sayın Nevzat Laleli'nin evlilik konusunda çalışmalar yaptığını okudum.
Laleli, 2012 yılında Ankara'da "Mutlu insan, sağlam aile, güçlü toplum" gayesi ile Yuvamız isimli evlendirme bürosu kurmuş.
Çok şaşırdım.
Şaşkınlığım, haberim olmayışına,
En çok da büyük cesaret işiydi,
Zira ümmetin en ciddi konusu olan evlilik meselesini bizim toplum ciddiye almıyor, bu meseleyi dert edinenleri de, alay edip yıpratarak, sorundan uzaklaştırıyordu.
Oysa konu o kadar mühimdi ki,
Yapılan araştırmalarda, çok yakın bir gelecekte, birkaç sene içerisinde toplumun yüzde 45'i bekâr yaşayacakmış.
En fazla talep edilen üç şey ise 1+1 evler,
Netfliks abonelikleri,
Kedi mamaları olacakmış.
Evlenemeyenler, çocuk sahibi olamayacakları için kedi ile avunacaklar.
Devleti yönetenler, "çocuk yapın, nüfus azalıyor" demekte,
Oysa sorunun ilk halkası olan evliliklerin azalmasına çözüm bulmamaktadırlar.
Bilhassa kadın cenahı için evlilik teklifi erkekten beklendiğinden genç kızlarımız mağdur,
Yaşları ilerleyip de hayatlarına hiç kimsenin bu teklif ile gelmediğini anlatan ne kadar çok benzer hikâye dinledim.
Gerçi İslam'da bu konu kolaylaştırılmış; "kadınlar da evlilik teklifi edebilir" denmiş,
Lakin bizim toplum, kadından gelen evlilik teklifini küçümseyip yıpratabilmekte.
Nevzat Laleli'ye bu durumu sordum,
O da çevresinde kadın ağırlıklı bir mağduriyet yaşandığından, konuyla ilgilendiğini anlattı; "Evlilik bürosuna olan ihtiyaç büyük olduğu halde arzu edilen yoğunlukta müracaat yapılmıyor, gelin ve damat adayı müracaatları yeteri kadar olmuyor.
"Evlendirme bürosu kanalıyla evlenilir mi hiç" kanaatinin toplumda yer etmiş olması ve bu kanının değiştirilmesinin hayli zor olmasıdır.
Bekârları evlendirme çalışması yaptığımı duyan bazı yakınlarım ve dostlarım;
"Sana yakışmaz. Sen kendini yıpratıyorsun. Sana çöpçatan derler" gibi kelimelerle benim önümü kesmeye çalıştılar. Ben ise yaptığım işin hem
doğru hem de yasal olduğunu biliyor ve hayırlı bir hizmet yaptığıma inanıyordum.
Kulaklarımı bu türlü menfi sözlere kapatarak çalışmalarıma devam ettim. Zira "Allah'ın emri, peygamberin kavli ile..." diye başlayan bir işten daha doğru ve daha ciddi bir iş olamazdı".
"Bir başka husus örf ve âdetlere bağlılığın evlenme konularında daha çok ortaya
çıkmasıdır. Halkımız genellikle evlendirme bürolarını gayri ciddi ve dürüst olmayan yerler olarak bilmektedirler. Kesinlikle yanlış bir hükümdür. Başka evlendirme büroları bizi ilgilendirmez ama bizim büromuza başvuran kızlarımızı, kendi öz kızlarımdan farklı görmüyoruz.

10