Sistem çökmemiş demek ki

Kahramanmaraş saldırısını siyasi argümana dönüştüren muhalefet, gerçek sorunları görmezden gelerek sistem çöktü teşhisini koyup hemen unutuyor—peki bu çıkmazdan çıkış yolu var mı?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Kahramanmaraş okul saldırısının ardından muhalif kamuoyunun olayı siyasi silah haline dönüştürerek, çocuğun dijital yaşam, psikolojik sorunları ve aile dinamikleri gibi gerçek nedenleri görmezden geldiğini savunuyor. İddiasını, muhalefet her saldırıda aynı algoritmayla hükümete saldırırken hiçbir kalıcı çözüm sunmadığı gözlemiyle destekliyor. Ancak muhalefet bu tür yüzeysel eleştirilerle tüm kesimleri ikna edemiyorsa, demokratik değişim gerçekten mümkün olabilir mi?

Kahramanmaraş okul saldırısı 15 Nisan 2026 tarihinde işlendi. Türkiye'nin unutamayacağı büyük bir dram yaşandı. Olayın ilk günlerinde kamuoyunun kızgınlığı anlaşılabilir bir şey. Ancak oluşan kızgınlık, bu vahşetin pedagojik, psikolojik ve sosyolojik nedenlerini anlamaya yönelik bir eleştiri yerine zaten her şeyi yanlış yapan hükümetin (Bu olayda Milli Eğitim Bakanlığının) çöktüğüne dair, siyasi bir argümana dönüştü.

Türkiye'de gündeme gelen her olayı, siyasi bir argüman haline getirerek, hükümete vurma gazıyla işleyen dev kamuoyu aparatı var. Türkiye'de yetişkinlerin ıskaladığı dijital sosyalleşme ve öngörülemeyecek etkilerine yönelik yaratılabilecek bir farkındalık, her olayda kendilerini ve kamuoyunu sistemin çöktüğüne ikna etmeye çalışanların gürültüsü altında ıskalandı. Olay artık gündemden düştüğüne göre, sistem de çökmemiş olmalı.

Önemli toplumsal ve kurumsal dönüşümler büyük sınamalara yapıcı ve sürdürülebilir çözümler sunulması ile mümkün olur. Yaratıcı muhalefet, bu tür aksamaları tespit edip çözümler sunabildiği müddetçe ikna edici olabilir. Özel bir sorundan genel bir felaket senaryosu üretmek, belki yandaşları psikolojik olarak tatmin eder, ancak bu hiçbir zaman genel kabul gören ikna edici bir gerçek olamaz.

Kahramanmaraş olayında çocuk katilin muhtemelen yaşadığı ağır psikolojik sorunlar ve ailenin muhtemel hataları vahşetin temel motivasyonu hakkında daha açıklayıcı olurdu. Katilin şahsında kontrolsüz dijital aktiviteler, uçsuz bucaksız internet dünyasında yetişkinlerin kontrolünden uzak oluşan dijital kimlik ve yaşam tarzı vs. gibi konular daha gerçekçi ve sağlıklı sonuçlar verebilirdi. Bu sağduyuyu birkaç uzman ve birkaç yazar dışında gösterebilen olmadı.

Bunun yerine sapla saman birbirine karıştırılarak akran zorbalığı, okullardaki çeteler, uyuşturucu gibi yıllar içinde okul denilince akla gelen tüm sorunlar tartışmaya boca edildi. Oysa Kahramanmaraş saldırısı sonrası kamuoyunda sürdürülen tartışmaların çoğu ile olayın ortaya çıkış nedenleri çok farklıydı.

Bu vahşetin yarattığı infialle, olayın çıkış nedenleri ve eğitimde yaşanan sorunları birbirine karıştıranlar hiçbir şeyin doğru yürümediği, sistemin çöktüğü teşhisini koyarak, bu facianın kamuoyunda uyandırdığı ilgiden kendi paylarını düşeni alma yarışına girdi. Ancak sorunun çözümüne yönelik hiçbir kalıcı tespit, eleştiri ve yönlendirmeleri olamadı. Ve Kahramanmaraş vahşeti daha üzerinden bir hafta geçmeden, gündemden hemen hemen düştü