Yapay zekâ yetkinliği olmayana diploma YOK!
Yapay zekâya karşı savaş açanlar zavallı mı, yoksa gelecek kuşakları korumaya çalışan mı?
Yazar, yapay zekâyla mücadele etmenin yerine onu eğitime entegre etmenin gerekliliğini savunuyor. Türkiye'deki akademisyen eksikliğini ve üniversitelerin ARGE yetersizliğini gerekçe göstererek, MEF Üniversitesi'nin yapay zekâ yetkinliğini mezuniyet koşulu haline getirmesini örnek alması çağrısında bulunuyor. Ancak yeterli altyapısı olmayan üniversitelerde bu zorunluluğun uygulanabilirliği gerçekten mümkün mü?
Yapay zekâ her geçen gün popülerliğini arttırıyor artık tüm sektörlere burnunu sokmuş durumda. Öylesine geliyor ki bir insanın bir haftada yapacağı bir işi o bir saatten az bir sürede yapıyor. Peki yapay zekâ eğitimi ne durumda
Kimisi yapay zekâyı çok seviyor ve çok destekliyor kimisi ise yapay zekânın adeta düşmanı yapay zekâya savaş açmış durumda. Benim gözümde en zavallı durumda olanlar yapay zekâya savaş açan insanlar. Bazı meslek grupları özellikle telif konusunda yapay zekâya karşı savaş açmış durumda. Mesela arama moturu Google yeni bir hizmete başladı. Aradığınız kelime ile ilgili arama sonuçlarını vermeden önce arama motorunun kendi geliştirdiği yapay zekâ modu o aranan kelime hakkında bilgiler sunuyor sonrasında link içeren haberleri göstermeye başladı. Bu özellikle haber medyasından çok eleştiri aldı çünkü insanlar en yukarıda gözüken Google AI bilgileri görüp altta sıralanan linkleri tıklamamaya başladı. Bu tartışmalar alevlenirken bir baktım geçtiğimiz günlerde Google bir güncelleme yaparak AI mode adında bir yeni sekme geliştirdi ve kendi yapay zekâsıyla derlediği haberleri en solda farklı bir menüde de vermeye başladı. Böylece yapay zekâ ile haber medyası arasındaki tartışma şimdilik en azından büyümeden tatlıya bağlandı gibi. Yapay zekâya karşı mücadeleye giren bir diğer sektör de sanat sektörü. Özellikle müzik endüstrisi büyük bir panik içine girmiş ve yapay zekaya karşı bir telif savaşı başlatmanın yollarını araştırıyor. Özetle yapay zeka inanılmaz bir biçimde insanoğlunun hayatına girmiş durumda.
EĞİTİM DÜNYASINDA DURUM NE
Eğitim dünyasında da özellikle dünyada yapay zekâ ile ilgili epey çalışma yapılıyor. Yapay zekâ eğitimini en düşük yaş seviyesine düşürme ve temel eğitim başta olmak üzere yapay zekâ ile ilgili pek çok uygulama üzerinde çalışılıyor. Türkiye'de bu konuda pek matah bir şey yapılıyor mu deseniz yapılmıyor diyeceğim. Benim gördüğüm iki uygulama var ülkemizde. Birini YÖK yaptı diğerini ise MEF Üniversitesi.
YÖK yapay zekâ mühendisliği eğitim programlarının kontenjanlarını arttırdı ve bu konuda gençlerin yüksek öğretimlerinde yapay zekâ eğitimi almaları ve uzmanlaşması konusunda ilk adımları attı. Bu konuda yapılacak çok şey var ama YÖK'ün de bu konudan eli kolu bağlı çünkü Türkiye'de akademisyenler yapay zekâyı sadece bir söz öbeği olarak biliyorlar. Ne yapay zekâ yazılımlarını biliyorlar ne de bu konuda bir bilgiye sahipler. Sektörler yapay zekâ konusunda akademinin kat ve kat önünde. Ancak şunu da söylemek isterim akademisyenlerin yapay zekâdan bihaber olmalarının en büyük nedeni üniversitelerin ARGE eksikliği ve ARGE çalışmalarında yapay zekâ yazılımlarına yatırım yapmamaları. Bir akademisyenin de kendi kendine en azından kendi alanı ve yapay zekâ ile ilgili birkaç yazılıma abone olması için para lazım. Çok düşük maaşlarla çalışan akademisyenlerden bir de gidip bu yazılımlara abone olmalarını bekleyemeyiz. Onun için bu konuda üniversitelerin gerekli yazılımları satın alarak bunları hem akademisyenlerine hem de öğrencilerine açmaları gerekiyor. Mesela sağlık, müzik, mühendislik, matematik, hukuk ve daha pek çok alanda aktif kullanılan spesifik yapay zekâ yazılımları var bunların eğitiminin verilmesi gerekiyor ki gençler sektöre girdiklerinde o alanda turist kalmasın.
YAPAY ZEKÂYA İLK ÖNEM VEREN ÜNİVERSİTE
Yapay zekâ eğitimi konusunda ikinci atılımı MEF üniversitesi yaptı. Aslında MEF üniversitesi yapay zekâyı ilk kullanan üniversite oldu. Daha pandemi dönemindeyken insanların Chat GPT'nin ne olduğunu bile bilmediği dönemlerde ders programlarına Chat GPT dersi koydu hemen ardından kampüs içinde bir AI Cafe açtı ve öğrencilerinin yapay zekâ yazılımlarını deneyimleme imkanı tanıdı. Tüm bunlar yaşanırken MEF üniversitesi Türk yüksek eğitim dünyasında devrim niteliğinde bir ilke imza attı ve 2026–2027 Akademik Yılından itibaren üniversiteye kayıt yaptıran tüm lisans öğrencileri için "Yapay Zekâ Yetkinliği"ni mezuniyet koşulu haline getirdi. Bu hareket yapay zekânın ne kadar önemli olduğunu ve yapay zekâ ile kavga etmek yerine yapay zekâ ile dost olmanın ne kadar önemli olduğunu gösteren bir hareket oldu.
MEF üniversitesi rektörü Prof. Dr. Muhammed Şahin bunu "MEF Üniversitesi'nde yapay zekânın eğitime entegrasyonu" olarak tanımladı. Peki bu ne anlama geliyor Bunun Türkçesi şu anlama geliyor: Yapay zekâ hakkında temel de olsa bazı bilgileri öğrenmeyene diploma yok! Yüzde yüz desteklediğim bir uygulama. Öyle ver parayı al diplomayı devri artık kapanmalı. Öğrenciler ve anaları babaları artık paranın yanında bilgi de vererek mezun olmalı. Yani alanında alması gereken bilgileri de öğrendiğini kanıtlayacak öyle mezun olacak. Keşke YÖK bunu emsal olarak görse ve gelecekte tüm üniversitelere uygulasa. Şu an için bu tüm üniversitelere uygulanamaz tabii çünkü az önce de söylediğim Türkiye'de daha yapay zekânın ne olduğunu bilmeyen ve hatta yapay zekâyı kabul etmeyen on binlerce boomer akademisyen var ancak gelecekte inşallah bu sorunlar biter ve bu uygulama tüm Türkiye'de uygulanır.
Belki konu dışı ama benim bir hayalim daha var. Üniversitelerden mezuniyet koşulu olarak yapay zekâ yetkinliğinin yanında yabancı dil bilme zorunluluğu da getirilmeli. Yani dil bilmeyen lisans diploması alamasın. O öğrencinin dil yetkinliğini de dördüncü yıl sonunda üniversiteler kendileri yapacakları sınavla belirlesin işi ÖSYM'nin o egoist dil sınavlarına bırakmasın. Neyse bu da başka bir hayal. Dönelim konumuza.
YAPAY ZEKÂ YETKİNLİĞİ NASIL UYGULANACAK
Peki MEF Üniversitesi "yapay zekâ yetkinliğini" mezuniyet koşulu olarak nasıl uygulayacak Üniversite ve rektörü Şahin bunu şu sözlerle açıkladı: "Bu karar doğrultusunda, Öğrenme ve Öğretme Uygulama ve Araştırma Merkezimiz (CELT) ile MEF Yapay Zekâ Araştırma ve Yetkinlik Belgeleme Uygulama ve Araştırma Merkezimiz üniversite genelinde önemli bir rol üstlenecek. Her iki merkez de bölümlerin kendi ve genel yapay zekâ öğrenme yetkinliklerini ve kriterlerini geliştirmelerine, yapay zekâ becerilerine yönelik ölçme–değerlendirme sistemlerini oluşturmalarına ve yapay zekâ entegrasyonunu sistematik biçimde planlamalarına danışmanlık sağlayacak. Ayrıca tüm personele yönelik çalıştaylar ve seminerler düzenleyerek bu süreci destekleyecek."
Aslında riskli bir karar yani halk ağzıyla yürek isteyen bir karar. Yapay Zekâ yetkinliğini bir koşul olarak koyarsan ona göre de yapay zekâ eğitimi vermen gerekecek. Peki üniversite bu konuda nasıl bir plan yaptı "Yapay Zekâ Yetkinliği"nin mezuniyet koşulu olması kapsamında:
· Öğrencilerin yapay zekâ yetkinliği gelecek yıldan itibaren her yıl ölçülecek ve dört seviyede belgelendirilecek.
· Değerlendirmenin yaklaşık yüzde 20'si genel yapay zekâ okuryazarlığını, yüzde 80'i ise öğrencinin kendi bölümüne özgü derinlemesine yapay zekâ uygulama becerilerini kapsayacak.
· Önümüzdeki dönemden itibaren bölümler kendi yapay zekâ yetkinlik kriterlerini ve yapay zekâ ders paketlerini oluşturacak.

7