'Dünyanın en gereksiz yeri: Göbeklitepe'!

Göbeklitepe ile ilgili medyaya düşen Google Harita yorumları, burayı ziyaret eden bazı insanların hayal kırıklığı yaşadıklarını ortaya çıkardı.
İşte o yorumlardan bazıları:
■ "Hiçbir şey yok. Popüler kültür için yüksek puan verilmiş. Bak ben kültürlüyüm havaları. Bom boş taş."
■ "Dünyanın en gereksiz yeri. 15 anlamsız taş! Tarihçiler, arkeologlar falan gezsin burayı."
■ "İki taş dikmişler belki de 200 yıl önce yapılmış taşlar var bize mi yutturmaya çalışıyorlar"
■ "Görülecek bir şey yok. Birkaç taş üst üste duruyor."
■ "Şehir dışından boşuna gelinmesin. Zaman kaybı ve yorgunluktan başka bir şey değil."

Bu tarz yorumlar dünyada birçok tarihi yer için yapılıyor.
Elbette bu yorumlar için "Cahiller arkeolojiden, tarihten ne anlar" diye eleştirenler de oldu.
Ben bu yorumları normal karşılıyorum.
Göbeklitepe, arkeolojiye, Neolitik Çağ öncesine ilgi duymayanlar için çok fazla bir görsellik vaat etmiyor.
Örneğin yukardaki yorumları yapanlar hiç bilgiye sahip olmasalar bile Efes Antik Kenti'ni ya da Roma'daki Trevi Çeşmesi'ni beğenirler.
Çünkü Efes'te bazıları bozulmamış geçmişten gelen etkileyici yapıları, Trevi Çeşmesi'nde de heykelcilik ve mimarideki muhteşemliği görmek mümkün.
Mesele biraz da nerden baktığınızla alakalı.
Bilgi sahibi değilseniz Göbeklitepe, size taş yığını gibi gözükebilir. Hele yaz sıcağında kan ter içinde oraya vardıysanız!

Ancak buranın günümüzden yaklaşık 12 bin yıl önce inşa edildiğini, Mısır Piramitleri'nden bile 7 bin 500 yıl daha eski olmasının ne anlama geldiğini bilirseniz Göbeklitepe'de bir aydınlanma bile yaşayabilirsiniz.
Burayı özel yapan; 12 bin yıl önce, sadece avcı ve toplayıcı olan insanların bu tarz yaşamsal ya da dinsel alanlar yaratabileceklerine inanılmamasıydı.
Göbeklitepe işte bu ezberi bozdu. Ayrıca dinsel tartışmalara neden oldu.
Çünkü Göbeklitepe keşfedilmeden önce insanların tarım yapmaya başladıktan sonra yerleşik düzene geçtiklerine, büyük topluluklar kurduklarına inanılıyordu.
'Tarihin sıfır noktası' olarak nitelendirilmesi boşuna değil!
Kültür turizminde asıl başarı da; arkeoloji ve sanat tarihi hakkında fazla bilgisi olmayan ziyaretçilere 'tarihin sıfır noktası'nda olduklarını hissettirebilmek, bunu anlamalarına yardımcı olmakta gizlidir.
Modern müzecilikte üç boyut betimleme, holografi ve rekonstrüksiyon gibi yöntemler ve teknoloji kullanılarak tarihi alanlar adeta yeniden canlandırılıyor.
Göbeklitepe'de bu yöntemler ne kadar mümkün olur, teknik detayları tartışılır lakin burada tarihe zarar verilmeyecek şekilde dev ekranlar konulsa, 12 bin yıl öncesinin ortamı canlandırılsa insanlar daha özel deneyimler yaşayabilir.
Göbeklitepe'de çıkarılan buluntuların sergilendiği Şanlıurfa Arkeoloji müzesi Göbeklitepe'ye yakın bir alana taşınsa büyük fark yaratılır!
Bu yapılamıyorsa bile Göbeklitepe biletleri arkeoloji müzesini kapsayacak şekilde satılmalı.
İnsanlar önce müzeyi ziyaret etmeye teşvik edilmeli. Böylece arkeoloji ve tarih bilinci de artar.

***


ŞERPALAR DA BOZULDU!
Dünyanın en yüksek noktasına çıkan dağcılara rehberlik eden Everest'in gizli kahramanları Şerpaların da bazıları dolandırıcı çıktı, iyi mi
Büyük para ve emek harcanmasına rağmen tırmanışların genelde bitirilmemesine neden olarak gösterilen yüksek irtifa hastalığının bir nedeni de karbonatmış! Yanlış okumadınız! Bazı Şerpalar, turistlerin kamp yemeklerine gizlice karbonat ekleyip onların tırmanış sırasında gıda zehirlenmesi ya da irtifa hastalığına yakalanmalarına neden oluyorlarmış.

Sonra da hastalanan dağcıları pahalı acil helikopter kurtarma operasyonlarına yönlendiriyorlarmış.
Ve sonra da sigorta şirketlerine yüksek faturalar kesiliyormuş!
Nepal polisi, aralarında trekking şirketi sahipleri, şerpalar, helikopter operatörleri ve sağlık kuruluşu yetkililerinin de bulunduğu 32 kişi hakkında organize suç ve dolandırıcılık suçlamasıyla işlem başlatmış.