Geçtiğimiz Pazar Beyaz Saray sözcüsünün yaptığı açıklamalardan ve resmi görüşü yansıtan akademik mecralardan edindiğim izlenimi yazmış ve Amerika'nın Umman aracılığıyla yaptığı görüşmelere rağmen müdahale olasılığının güçlendiğini vurgulamıştım. Yapılmak istenenlerin İran'ın savunma ve saldırı yeteneğini kırmak, uranyum zenginleştirme yeteneğini yok etmek, mümkünse de rejim değişikliğini sağlamak olduğunu anlatmıştım.
Bugün tam da beklediğim oldu, Amerika ve İsrail ortak bir şekilde şu an halen net olmayan İran hedeflerine saldırdı. Ardından Trump bir açıklama yaparak bu "savaşın" uzun sürebileceğinin sinyalini verdi. İran da daha önce ilan ettiği gibi bölge ülkelerine karşı ilk saldırılarını başlattı. Savaşın bölgeselleşme olasılığı yüksek. Benzerini İran'daki rejim değişikliği için de söylenebiliriz.
Amerika'nın haksız olduğunu, her türlü normu çiğnediğini söylemeye sanırım gerek de yok, fayda da yok. Türkiye'nin hem güvenlik hem de siyasi gelecek açısından her türlü olasılığa hazırlıklı olması ise şart. Bize de saldırı olabileceğini, hatta muhtelif provokasyonların gerçekleşebileceğini, yeni bir mülteci akımıyla karşılaşabileceğimizi hesaba katmak zorundayız. Petrol fiyatlarının sıçrama olasılığı da göz ardı edemeyiz.

2