Eleştirelim ama plana da şans tanıyalım…

Mensur Akgün
01.10.2025
5

Pazartesi günü Beyaz Saray'da İsrail Başbakanı Netanyahu ile buluşan Trump, muhatabını 20 maddelik barış planına ikna ettiğini söyledi; Hamas'ın da ikna olacağı, olmazsa İsrail'e istediği her şeyi yapması için destek vereceği mealinde konuştu. Çok geçmeden de detayları daha önce Türkiye başta olmak üzere başka devletlerle paylaşıldığı anlaşılan plana destek mesajları yağmaya başladı, sekiz ülke dışişleri bakanı ortak bildiri yayınladı, planı ne şekilde yorumladıklarını açıkladı.

Nerdeyse eş zamanlı olarak da eleştiriler dile getirildi. Planın aslında bir plandan çok muğlak bir yol haritası olduğu, Hamas'ın bu planı kabul etmesinin imkansızlığı, Netanyahu'nun bir bahane bulup yan çizeceği, bir süre önce açıklanan Blair projesine benzediği, giden Gazzelilerin bir daha geri dönmeyeceği, yetkinin Filistin Otoritesi (Devleti) yerine Trump'ın başında olan bir komisyona/konseye devredilmesinin manda rejimini andırdığı tartışıldı.

Benim de dikkatimi en çok geçici yönetim sonrasının belirsizliği, iki devletli çözüme açıkça referans verilmemesi, 1967 sınırlarından bahsedilmemesi çekti. Bir de Gazze işgalden ve kıyımdan kurtulurken Batı Şeria acaba feda mı ediliyor diye düşündürdü. Eminim bundan sonra da planın üstünde çok konuşulacak, eksiklikler masaya yatırılacak, özellikle de Hamas evet derse çalışıp çalışmayacağı üstünde bol bol spekülasyon yapılacak. Refah kapısı iki yönlü açıldığında da Gazzelilere kimlerin ve neden kucak açtığı tartışılacak.

Ancak bu plan çalışırsa Gazze aşama aşama işgalden ve ilhaktan, Gazzeliler ölümden ve açlıktan, daha doğrusu soykırımdan kurtulacak. Hem onların güvenliği hem de İsrail'in güvenliği Gazze'ye yerleşecek çok uluslu bir barış/istikrar gücü tarafından sağlanacak. Önce yardım gelecek sonra zengin Arap ülkeleri ve muhtemelen biz de bölgenin imarına ve inkişafına katkıda bulunup insanların biraz daha rahat bir hayat sürmesini temin etmeye çalışacağız. Türkiye çok büyük bir olasılıkla Kahire'de kurulacağı anlaşılan geçici siyasi yönetimin içinde de yer alacak.

Trump planının mükemmel bir plan olmadığına hiç şüphe yok. Amerika tabii ki İsrail'i kayırıyor, onun beklentilerini ön plana çıkartıyor. Yukarıda sözünü ettiğim eleştirilerin çoğu da haklı. Ama eğer bir dünya savaşı çıkartılmayacaksa ya da İran'ın başlattığı bu operasyon sahiplenip bölgesel bir çatışmanın parçası olunmayacaksa, var olan şartlar altında elimizdeki en iyi ve siyasi açıdan en makul plan bu. İslam ve Arap dünyası liderlerinin muhtelif toplantılarında yansıttıkları beklentilerini büyük ölçüde karşılıyor ve bölgesel istikrarın sağlanmasına hizmet edeceğe benziyor.