Mensur Akgün

Karar

2024'e veda etmeye hazırlanırken

Türkiye açısından bakıldığında bu yıla üç önemli gelişme damgasını vurdu. İlki biri kuzeyimizde, diğeri güneyimizde devam eden ve sürekli genişleyen, derinleşen savaşların bizi de bir biçimde içine çekme tehlikesiydi. İkincisi, Suriye'deki 13 yıllık iç savaşın 11 günde bitmesi ve Türkiye'ye yeni fırsatlar kadar sorumluluklar getirmesi oldu. Üçüncüs

Uzun bir yılın kısa bir muhasebesi

2024 tırmanma ihtimali çok yüksek iki savaşla başladı. 24 Şubat 2022'de Rusya'nın Ukrayna'ya NATO'ya yakınlaştığı gerekçesiyle düşünüp taşınmadan, muhatabın ve destekçilerinin gücünü hesaba katmadan açtığı savaş sürmekte ve nükleerleşme ihtimalini içinde barındırmaktaydı. 7 Ekim 2023'deki Hamas saldırısına karşılık başlatılan İsrail'in Gazze müdaha

Bu bir izlenim yazısıdır

Son bir kaç gündür Cumhurbaşkanı'nın konuşmalarının satır aralarından, Dışişleri Bakanı'nın açıklamalarından ve bazı üst düzey Dışişleri yetkilileriyle görüşmelerden Suriye konusunda edindiğim izlenimleri ve çıkarttığım sonuçları bu yazıda özetlemek istiyorum. Her şeyi doğru anlamış olmayabilirim ama gelen kanaatim izlenen politikanın gerçekçi ve a

Türkiye'nin başaramadığı

Kabul edelim ki, 13 yıllık bir mücadeleden en az Suriye muhalefeti kadar Türkiye de başarıyla çıktı. Daha önceki tatsız deneyimlerinden ders alarak önce müdahil olmaya karar verdi, sonra da diplomasisiyle, istihbaratıyla, askeri imkanlarıyla bu süreci yönetti. Belki arada taktik hatalar da yaptı ama sonunda hedefine büyük ölçüde ulaştı.Savaştan tab

İran Suriye'den vaz geçer mi

HTŞ, SMO ve diğer "muhalif" güçlerin 11 günlük koordineli saldırısı sonrasında sadece Esad rejimi çökmedi, İran da ülkeden çıkmak zorunda kaldı. Uzun yıllardır süren bir işbirliği geçtiğimiz hafta sonu itibarıyla sona erdi. İran'ın bundan sonra Hamas ve Hizbullah'a yardımda bulunması, Suriye'nin muhtelif yerlerinde kurduğu ikmal merkezlerinden dire

Şimdi ne olacak tartışması

61 yıllık Baas, 24 yıllık Beşar Esad rejiminin 11 gün gibi kısa bir sürede hemen hiç direniş göstermeden çökmesi dünyada da, Türkiye'de genelde karamsar şimdi ne olacak tartışmasını tetikledi. İktidarı ele geçirenlerin yaptığı tüm açıklamalara ve gerçekleştirdiği eylemlere rağmen ülkenin bir arada tutulamayacağını, istikrarın sağlanamayacağını, işl

Hedefi şaşırmamakta yarar var

Arap Baharı Dera üstünden Suriye'ye ulaştığında Türkiye'nin amacı o zamanlar iyi ilişkiler içinde olduğu komşusunun istikrarını korumak, reformlar vasıtasıyla sorunun görece demokratik mekanizmalarla aşılmasını sağlamaktı. Ancak telkinlerinin Esad ve özellikle de yakın çevresi tarafından ciddiye alınmaması, Türkiye'yi tedbir almaya, vekilleri vasıt

Kaostan bazen de fayda doğar

Türkiye'nin çevresinde çok sorun var. Gürcistan kırılgan. Ukrayna ve Rusya neredeyse üç yıldır savaşta. Ermenistan ve Azerbaycan hala tam barışabilmiş değil. İran İsrail'le bazen vekilleri vasıtasıyla, bazen de doğrudan çatışmada. Filistin'de insanlık trajedisi yaşanıyor. Irak geçmişinin yaralarını sarmakla meşgul. Lübnan'ın geleceği derseniz tartı

Dışa bağımlılık azalırken

Türkiye son bir kaç yüzyıldır askeri teknolojide rakipleriyle kıyaslandığında geride kaldı. Küçülmesinin, sürekli toprak kaybetmesinin tek nedeni değilse de önemli bir nedeni teknolojik gelişmeye ayak uydurmamasıydı. Cumhuriyetin ilk yıllarında da, hatta ondan öncesinde de dışarıdan gelen destekle kendini savunmaya, caydırıcılığını korumaya çalıştı

UAD kararı sonrasında UCM kararı

Güney Afrika'nın 29 Aralık 2023'de Soykırım Sözleşmesi'nin dokuzuncu maddesine istinaden yaptığı başvurusunun ardından Uluslararası Adalet Divanı (UAD) 26 Ocak 2024'de aldığı ara kararıyla İsrail'i sözleşmenin ikinci maddesindeki suçların işlenmesini önlemek için tedbirler almaya, bu tür suçların işlenmesi çağrısında bulunanları yargılamaya, Gazze'