Yazı, ülkemizin çeşitli sorunlarında sistem yerine bireylerin hedef alındığını ve cezalandırıldığını iddia ediyor. Doktora saldırı, işçilerin maaş alamaması, hakem kararları gibi örneklerle bu düzensizliği ortaya koyuyor. Acı çeken insanlar kötü davranıştıklarında, gerçek sorumlular olan kurumlar neden hesap vermiyor?
Emekli Vali Muzaffer Dilek ülkemizin yetiştirdiği yüz akı bürokratlardan, en değerli valilerden biri... Kendisini Şanlıurfa Valiliği sırasında tanıdık... Şahsında ciddi, kararlı, başarılı bir devlet adamı gördük.
Vali Dilek okul ve meslek yıllarındaki anılarını hayli ayrıntılı şekilde 480 sayfalık bir kitapta topladı.
"Geçen Zaman İçinde Kendi Tanıklığımın İzinde" başlıklı bu kitabı devlet görevlileri okumalı, ilkeli bir bürokratın meslek yaşamından dersler çıkarmalı.
Vali Dilek 34 aydınımızın yakıldığı Sivas olayları sırasında Ankara'da teftiş kurulundadır. Olayı araştırmak ve raporlamak üzere Sivas'a yollanır.
Yazdığı raporun bugüne dek az sözü edilmiş bir bölümüne değinelim.
Aziz Nesin'in şehre gelmesi ve konferanslar vermesi üzerine cuma günü namaz çıkışı kalabalıklar tahrik edilir.
Sağa sola saldırı başlar. Kültür Merkezi bahçesine kısa süre önce bir ozan ve kangal köpeğini temsil eden heykel yerleştirilmiştir. Kışkırtıcılar bu heykelde Pir Sultan Abdal ve köpeğinin resmedildiği yalanını yayarlar. Valilik isyanın büyümesini önlemek için heykeli yerinden söker. Depoya götürecektir. Söküldüğüne isyancıların ikna olması için heykel önce Madımak Oteli önüne götürülür. Aksi tesir hesap edilmemiştir. Bu görüntü isyancıları daha çok kışkırtır. Tahrik büyür. Saldırganlar çılgınlaşır.
Vali Muzaffer Dilek'in kitabı dönemin pek çok olayına ışık tutuyor.
DOKTOR
Yeni bir doktor dövme olayı üzerine okurumuz Yaşar Altıntartı yazıyor:
"Çorlu ve Çerkezköy gibi yoğun nüfusa sahip ilçeleriyle 1 milyon 200 bin civarında bir nüfusa sahip olan koca Tekirdağ'da sadece bir tek çocuk alerji ve immünoloji doktoru var!
Bu gerçeği ıskalayıp, o kalabalığın yükünü taşımak zorunda olan o tek doktora saldırmak da ne oluyor!..
Gözlerin esas gerçeği görüyorsa, iktidardan, bölgeye daha fazla doktor göndermesini talep edeceksin!
Yok öyle doktora şiddet uygulayıp, sistemi sorgulamamak!..
Bir bölge insanı olarak, doktorları ve sağlık çalışanlarını hedef alan saldırıları lanetliyorum.
Yarın yine doktora muhtaç olacağını idrak edemeyecek kadar ahmak bu insanlar..."
KOMŞU
Yunanistan Ege adalarını bir yandan işgal ediyor, bir yandan silahlandırıyor, bir yandan Türkiye'nin tehdidi altındayız diye ortalığı ayağa kaldırıyor. Son olarak Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron'dan söz aldılar. Yunanistan tehdide uğrarsa yanlarında yer alacakmış Macron... Türkiye'nin adını zikretmediler ama kimi kastettikleri belliydi.
Ege komşumuz etrafımızdaki çemberi hiç durmaksızın daraltıyor. Dostluk şarkılarına inanmayalım. Yunanistan, İstanbul ve Ege'ye doğru genişleme hırsı ve hayali içindedir.
GREVDE
Sizler; maaş ve ücretle geçinenler... Siz bir ay olsun ücretsiz çalıştınız mı
Bendeniz bir ay çalıştım. Güneş Gazetesi bir ara ekonomik sıkıntı içine düşmüştü. Bazı arkadaşların önerisi kabul gördü, tüm çalışanlar bir ay ücretsiz çalışmayı kabul ettik. Ve anamızdan emdiğimiz süt burnumuzdan geldi. Çünkü kenarda köşede paramız olmadığı gibi borçlanacak kimsemiz de yoktu. Parasızlıktan ne yapacağımızı şaşırdık.

3