Âşıklık geleneğinde önemli isim Aşık Ceyhuni

Ceyhuni, Asıl adı Ömer olup 1847 de Zile'nin ıkrıkçı Mahallesinde dünyaya gelmiştir. Halen doğduğu sokağın adı Ceyhunî Sokağıdır.

Bir seyahat sırasında orum'un Alaca ilçesine giderken İsa Hacı köyünde 1912'de kalpten ölmüştür. Sağlığında ününü yurdun dört bucağına yaymıştır.

Âşıklık Gelenekleri İçindeki Yeri ve Sanatı

Âşıklık geleneklerinin tümünü uygulamaktadır. Bunlar:

Saz alma: İyi bir saz ustası olan Ceyhunî 12 telli çöğür çalan, kalın, gür, aynı zamanda davudi sesi ile herkesi hayran bırakan ve sazı ile geçimini sağlayan usta bir âşıktır.

Mahlâs alma: Âşıklıkta mahlas önemli bir olgudur. Kimilerine ustası, piri, mürşidi verir; kimileri bade içme geleneği içinde rüya olgusuyla alır, Ceyhunî'ye mahlasını ustası Tokatlı Nuri vermiştir.

Usta-ırak: Âşıklar, ustalarından öğrendiklerini, çırakları aracılığı ile geleceğe taşımışlardır. Âşık adayının burada alacağı eğitimin tamamen sözlü ve karşılıklı ilişkiyle olgunlaşan, geleneksel bir eğitimdir. Her âşık ustası ile iftihar eder. Tokatlı Nurî'nin ustası Erzurumlu Emrah'ın çırağı olmasından gururla söz ettiği:

Sevdiğin üstüne faikin kimdir

Benden özge vasfa lâyıkın kimdir

Sorarlarsa âşık sadıkın kimdir

Nuri vardır Emrah çıraklarından

deyişi, Nuri'nin çırağı Ceyhunî'nin de tıpkı ustası Nuri gibi davranıp ustasını övdüğü:

"Sırrı enel-hakkı diyecek kimdir

Kanaat lokmasını yiyecek kimdir

Melamet hırkasını giyecek kimdir

Ceyhunî var Nuri çıraklarından"

diye görülen Ceyhunî, Tokatlı Nuri'nin yetiştirmesidir.

Ceyhunî hayatı boyunca ya hep kendi şiirlerini söylemiş ya da usta malı olarak çok sevdiği ustası Tokatlı Nuri'nin veya onun ustası Erzurumlu Emrah'ın şiirlerini çalıp okumuştur. Bu iki usta âşık dışında hiç bir âşığın şiirini okumamıştır.

Ceyhunî en fazla çırak yetiştiren usta âşıktır. Bunlar: Tokatlı Asafoğlu adı ile anılan Cemali, Arap Hicri, Zileli Tahtabacak Mehmet adı ile de bilinen Mevci, çevresinde Ali Baba adı ile anılan Zileli Nagâmi, Zileli Ermeni Aşık Şermi, Zileli İlhami, Yozgatlı Seyhunî, Yozgatlı Mesudî, Niksarlı Bedri, Niksarlı Cesûrî, Sivaslı Pesendî'dir.

Âşık karşılaşmaları (Atışma): Atışma, âşıkların dinleyenler karşısında, deyişme sırasında bir birini iğneleyici fakat mizah çerçevesi içinde söyleşmeleridir Ceyhunî'nin, orumlu Kadriya ile:

Ceyhuni

Seni arzu ettim geldim buraya

Kalem şuarası aşık Kadriya

Tekellüm şan verir zevk ü safaya

Gönlümün ziyası Aşık Kadriya

orumlu

Ben de meftun idim şöhretine hem

Gelse de görüşsek derdim her dem

Size hürmet etmek benim için elzem

Âşıklar babası Âşık Ceyhunî

biçimindeki âşık tarzı atışmaları dilden dile söylenmekte olup hürmet ve taktirlerini ifade ettikleri bilinmektedir.

Şiirlerini çok defa irticalen okuyan Ceyhunî'nin tarikat mensubu olduğu da bazı şiirlerinden anlaşılmaktadır. Tokat'ta Kadiri Şeyhi Balak Baba'ya intisap ettiğinden bazı şiirlerinde tasavvuf edası bulunmaktadır. Tokat, orum, Yozgat yörelerinde çok tanınmış olması nedeniyle orum Halkevi'nin yayımladığı orumlu mecmuasında da Halit Koçak isimli bir kişinin yazdığı yazıda bir hemşehrilik gayreti ile orumlu olarak gösterilmek hatasına düşülmüştür.

Aynı hatayı Sadettin Nüzhet de Türk Şairleri adlı eserinde Ceyhunî'nin orumlu olduğunu söyleyerek tekrarlamıştır. Bilindiği gibi Tokatlı Gedai'yi de Beşiktaşlı Gedai diye Türk halkına yanlış tanıtan Sadettin Nüzhet'tir.

Araştırmalarımıza göre Ceyhunî'ye orumlu olarak sahip çıkılma gayreti Ceyhunî'nin Zile'deki eşi Şakire'den ayrıldıktan sonra orum'da Kâhya oğullarından Meryem adlı bir kızla evlenmiş olmasından kaynaklanmaktadır.

Türk Edebiyat Tarihi'ne Zileli olarak geçen ve mensup olduğu ördük Oğulları soyunun halâ Zile'de yaşamakta olmasına rağmen aşığın orum'da evlendi diye orumlu saymak yanlış bir davranıştır.

Şiirlerini doğaçlama söyleyen Ceyhunî'nin pek çok şiirinin yazıya geçirilmemiş olması bilinen bir gerçektir. Yazıya geçirilen şiirlerinin bazıları da 1843'de orum'un Domalan köyünde doğup 70 yaşlarında Sivas'ta öldüğü söylenen Ceyhunî ile karıştırıldığı gibi kimilerince de 1888'de İstanbul'da öldüğü bilinen Erzurumlu Aşık Ceyhunî ile karıştırılmış, Zileli Ceyhunî'nin bazı şiirleri Erzurum'lu Aşık Ceyhunî'nin zannedilip ona maledilmiştir. Zile, Yozgat, orum yörelerinde ele geçen cönklerdeki şiirlerin Zileli Ceyhunî'ye ait olduğu kesindir.

Etkilediği saz şairlerinin başında Yozgatlı Hüzni gelmektedir. Hüzni Ceyhûni'nin bir divanını müseddes, bir koşmasını da tanzir etmiştir.

Ceyhûni'nin;

Evvelce ateş püskürürken ağzımdan

Şimdicik pamuğu yakamaz oldum

Tab'ü fer kesildi iki gözümden