Yazı, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı'nın tarihi gelişimini ve toplumsal anlamını anlatan bir köşe yazısıdır. Yazar, bayramın çocuklara güveni sembolize ettiğini, demokrasi kültürü ve bağımsızlık bilincini aşıladığını öne sürmektedir çünkü bu bayram millet iradesinin temellendirilmesi ve geleceğin mimarı olarak görülen çocuklara verilen değeri göstermektedir. Ancak, ritüelerin ve kutlamaların zaman içinde değişmesi, özellikle 2013'ten sonra stadyum gösterilerinin sokak karnavallarına dönüşmesi, bu bayramın asıl mesajının çocuklara ne derecede iletilebildiğini sorgulamamız gerekir mi?
Toplumlar, tarihin en eski çağlarından beri, anma ve kutlama gibi birtakım amaçlar güderek çeşitli ritüeller oluşturmuşlardır. Bu ritüel uygulamaları insanlığın gelecek nesillere aktardıkları değerleri belirler.
Eski çağlarda etkinlikler, daha çok geleneksel ve dini ritüeller biçiminde olurken, zamanla eğlence, bayram, kutlama ve tören biçimleri gelişmeye başlamıştır.
1908'de ilan edilen II. Meşrutiyet döneminin en önemli fikir akımı Türkçülük olmuş ve devletin içinde bulunduğu bu felaketlerden kurtulmasının ancak, devletin asıl sahipleri olan Türklere milli bilinç kazandırmak, vatan, dil ve tarih düşünceleri etrafında birleştirmek olduğu görülmüştür.
23 Nisan 1920'de Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde Ankara'da açılan Türkiye Büyük Millet Meclisi Türk halkının kendi iradesiyle yeni bir devlet kurduğunun ilanıdır.
TBMM 23 Nisan 1921'de aldığı kararla yeni Türk devletinin ilk bayramı olarak 23 Nisan gününü "Milli Bayram" kabul etmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk milli bayramı, 1.10.1922'de saltanatın kaldırılmasından sonra "23 Nisan Milli Hakimiyet Bayramı" olarak çeşitli etkinliklerle kutlanan bayram, 1927 tarihinden itibaren bu gün Başbakanlık Sosyal Hizmetler ve ocuk Esirgeme Kurumu olan Türkiye Himaye-i Etfal Cemiyeti, kuruluşundan beri benimsediği çocuk davasını gerçekleştirme yönünde 23 Nisan ve ocuk günü kutlamalarında öncü bir rol üstlenmiş, çocuk günü 1929'da ocuk Haftası'na dönüştürülmüştür. Bir hafta süresince, resmi törenlerin yanında çocukların bayram neşe ve heyecanını yaşamaları sağlanmış ve çocukla ilgili birçok nokta kamuoyunun gündemine taşınmıştır. Kutlamalar sırasında önemli sorumluluklar üstlenen çocuklar, bütün Türk çocukları adına hazırladıkları isteklerini basına ve Büyük Millet Meclisi'ne göndererek devletin zirvesine ulaştırabilmişlerdir.
Bu isteklerden bazıları: 1. ocukların ağır işlerde çalıştırılmamasını isteriz, 2. Her çocuğun okula gitmesini isteriz, 3. Her çocuğa eşit gıda ve sağlıklı bir hayat isteriz, 4. ocuk sinemaları isteriz, 5. ocukların evlerde, okullarda, sokaklarda dövülmemesini isteriz. Gibi masumane ve büyük küçük herkesin ortak dilekleri biçiminde görülmüştür.
Mustafa Kemal Atatürk'ün 1933 yılında başlattığı, 23 Nisan'da çocukları makamına kabul edip onlarla sohbet etme âdeti bu bayramın bir parçası olarak yaygınlaşıp gelenekselleşmiş; devlet adamlarının makam koltuklarına çocukları oturtma geleneği 2013 yılına kadar devam etmiştir. Yine 1933'te stadyumlarda beden hareketleri gösterileri ile kutlama geleneği başlamış; bayramın stadyumlarda binlerce öğrenci ve devlet protokolünün katıldığı gösterilerin yerini 2013'ten itibaren, sokaklarda karnaval havasında kutlamalar almıştır.
27 Mayıs 1935'te kabul edilen "Ulusal Bayramlar ve Genel Tatiller Hakkında Kanun" ile Hâkimiyeti Millîye ve ocuk Bayramı birleştirilerek 22 Nisan öğleden sonra başlayan ve 23 Nisan gününü içine alan zaman yani bir buçuk günlük süre "Milli Hakimiyet Bayramı" adı altında kutlanmıştır.
1975 yılında ise kutlamalara Türkiye Radyo Televizyon Kurumunun katılmasıyla bir hafta boyunca çocuk programlarına yer verilmiş, büyük eğlenceler düzenlenmiştir.
1978 yılında Ankara'daki okul çocuklarının katılımıyla TBMM'de çocuk meclisi toplanmış, 1980'de ise Türkiye'nin her tarafından çocukların katılımıyla "Ulusal ocuk Parlamentosu" gerçekleştirilmiştir.
1979 yılı Birleşmiş Milletlerce Dünya ocuk Yılı olarak ilan edilince, T.R.T.'nin katılımıyla bayram, başka ülkelerin çocuklarının törenlere davet edilmesiyle uluslararası düzeye taşınmıştır.
1985'de TBMM ile T.R.T'nin işbirliğiyle 23 Nisan şenlikleri "Dünya Barışı"nı simgeler nitelik almış, böylece 23 Nisan, Türk çocuklarının dünya çocuklarına armağan ettiği bir bayram haline gelmiştir.
Türk Milletinin geleceğinin hazırlanmasında olduğu kadar toplumun tüm kesimlerinde Cumhuriyet, milli egemenlik ve milli bağımsızlık gibi kavramların çok yönlü olarak benimsenmesinde etkili olan çocuk bayramı aynı zamanda milli dayanışma duygusunun ve millet olma anlayışının gelişmesinde önemli bir unsurdur.
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve ocuk Bayramı'nın çocuklara ve ulusa kazanımları dikkat çekicidir. ünkü:
Mustafa Kemal Atatürk tarafından çocuklara armağan edilen bayram gününde ulu önder Atatürk: "Küçük hanımlar, küçük beyler! Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı ve ikbal ışığısınız. Memleketi asıl ışığa boğacak olan sizsiniz. Kendinizin ne kadar önemli, değerli olduğunuzu düşünerek ona göre çalışınız. Sizlerden çok şey bekliyoruz."

24