Yazar bu hafta yayınlanan albüm ve single'ları inceleyerek, Metric, Squarepusher, Bruno Pernadas, Foo Fighters, Madonna, Muse ve Beck'in çalışmalarında geçmişle şimdi arasında kurduğu dengeyi vurguluyor. Temel iddiası, günümüz müzisyenlerinin nostaljiye kapılmadan yeni kalabilme ve kendini tekrar etmeme çabasının başarıyla gerçekleştiğidir. Peki bu "başarılı" kalma denemelerinden kaçı gerçekten yeni, kaçı nostaljinin güzelleştirilmiş bir versiyonudur?
Bu hafta yeni çıkan albüm ve single'ları incelerken hem Foo Fighters, Madonna ve Beck gibi yakından tanıdığımız isimlerin yeni müziklerine hem de yeni keşiflere odaklanıyoruz
■ Metric'in bu hafta yayınlanan albümünün adı "Romanticize The Dive". Solist Emily Haines'in vokalini duymak dahi 2000'lere ışınlanmaya yetiyor. İkili (Haines ve Jimmy Shaw) onuncu stüdyo albümlerinde geçmişe dair duygularını temize çekiyor. Bir bakıma nostalji duygusunu sorguluyor. Zamanında belli bir rüzgâr estirmiş pek çok grup gibi Metric'in de gündemi geçmiş ve gelecek arasında anlamlı bir bütünlük kurmak. Kendini tekrar etmemek, nostaljiye kapılmamak ve yeni kalabilmek. Albümü dinlemek ve fikirlerin çarpışmasına tanık olmak gibi.
■ "Kammerkonzert", Brit elektronik müzik öncülerinden Squarepusher'ın (Thomas Jenkinson) deneysel yeni albümün adı. "Oda müziği" demek. Oda müziği az sayıda müzisyenin icra edeceği bir müzik çerçevesini işaret eder normalde. Burada tek sanatçı ve önündeki bilgisayar ve enstrümanlar var. Jenkinson müthiş bir iş çıkarıyor. Sanatçının '90'ların sonu, 2000'lerin başlarında yer almış bol drum'n bass'lı işlerini, funk ve jungle'ı birleştiren karmaşık yapılarını unutun. "Kammerkonzert" başka bir düzlemde, klasik müzik disiplininde ilerliyor. Deneysel ve tek kişilik oda müziğini son derece açık bir zihinle, dinleyeni yavaş yavaş kendi dünyasına çeken bir ustalıkla hayata geçiriyor. Klasik müziğe getirilen çağdaş yaklaşımlar arasında en dikkate değer ve ilginç olanlardan.
■ Bruno Pernadas adını duymamış olabilirsiniz. Portekizli caz müzisyeninin yeni albümü "unlikely, maybe" adını taşıyor. Lizbon'da caz eğitimi alan gitarist ve bestecinin pop ve caz unsurlarını bir araya getiren kişisel bir tarzı var. Ritimleri sesler, melodiler arasında dolanırken psychedelic kapılar açmayı başarıyor dinleyenin zihninde. Son dönem karşıma gelen ilginç işlerden biri olarak not etmiştim. İkinci dinleyişte de aynı tadı aldım. Bakalım siz neler düşüneceksiniz.
■ Foo Fighters'ın yeni uzunçalar albümünün adı "Your Favorite Toy". Grubun on ikinci stüdyo albümünde yeni davulcu Ilan Rubin yerini alıyor. Dave Grohl'un Foo Fighters'ı her zaman Nirvana gibi tınlayan ama o kadar depresif olmayan bir zihnin punk ve hard rock etkisindeki dışavurumundan ibaret oldu. FF bu defa da çizginin çok dışında değil ancak her zamankinden daha yeni ve daha punk sesler geliyor kulağa. Dinledikçe kendini ele veren bir rock albümü. Foo Fighters gibi ama yeni gibi.

4