İmparatorluk

Çağımızın imparatorluğu ABD'dir. Tarihteki imparatorlukların yönetim biçimleri, despotlukları, yönetimde hukukun olup olmadığı; uluslararası ilişkilerdeki durumunun nasıl olduğunu tarih bilgisi olanlar bilir. İmparatorluklarda genel geçer kural, imparator hazretlerinin iki dudağı arasından çıkan ültimatomlara göreydi. İş ve işlemler bir tek emirle yürüyordu. Aksini ileri süren ya da hazretin emrine karşı çıkan idamı boylardı. Bu itiraz içte ya da dışta olsun sonuç değişmezdi. Başka ülkedeki zenginliklere göz dikmişse devletlu hazretleri neye mal olursa olsun o ülkeyi ele geçirmek için bütün gücünü seferber edip savaşı başlatırdı. Karşı ülkeyi alt edebilirse kralını da esir alır ya idam eder ya da hapiste çürütürdü. Kraliçeyi de haremine alırdı ya da adamlarından birine hediye ederdi.

Şimdi düşünelim ve taşları yerli yerine koyalım: İmparator Tramp cenapları (!) Venezüella'nın zenginlik kaynaklarına göz dikiyor ve bir bahaneyle- ABD' de yasaklı madde yokmuş gibi- "gözünün üzerinde kaşın var" deyip "vay sen misin yasaklı madde ticareti yapan" diyerek devlet başkanı Maduro'yu ve eşini derdest edip kartalın yuvadaki fareyi alıp götürdüğü gibi alıp kendi yuvasına götürüyor ve göstermelik bir sorgulamaya tabi tutuyor. Bu yapılan; kovboyluk dönemindeki haydutluk geleneğini anımsatıyor insana! Elleri bağlı esiri atın sırtına bindirip götürmeyle aynı!

Bu tarz bir müdahale dünyanın diğer ülkelerini tedirgin etmektedir. Çünkü bu yapılan işlemde ne hukuk var ne insan hakları var ne özgürlük var! Tam tamına "Orman yaşamı! " Orman yaşamında kimin gücü varsa; istediği biçimde at oynatıp güçsüzleri ezerek başkasına hayat hakkı tanımıyor! Ancak Tramp'ın uygulaması bundan da farklı... Ormanda, güçlü olan aslan karnını doyurunca bir kenara çekiliyor ve kimseye karışmıyor. İmparator Tramp ise doymak bilmiyor ve önüne gelene saldıran kurt gibi yapıyor. Kurt önüne çıkan ne kadar koyun varsa hepsini öldürdüğü halde; gözü doymuyor. Ancak kurt bir tehlike gördüğünde bari sıvışıyor; bu adam dünyanın tek hakimi gibi görüyor kendini ve kimseden ne çekiniyor ne de utanıyor! Daha doğrusu diğer ülkeleri takmıyor; yok sayıyor! Bu tek kelimeyle barbarlıktır!

Bunları yazarken şunu da belirtmekte yarar var: