İran'ın dumur durumu

İran, Esat'a verdiği askerî destekten dolayı yeni yönetimden 30 milyar dolar istedi.

Yeni Suriye dedi ki: O yaptığınız suç idi. Suriye halkına ve ülkenin alt yapısına zarar verdiniz. Bize büyük kötülük ettiniz. O yüzden biz sizden 300 milyar dolar talep ediyoruz. Gelin hesaplaşalım.

İran bu hamle karşısında dumura uğradı. Yönetici akıllı olmak zorunda. Bakalım bu durum nasıl sonuçlanacak

Nasreddin Hoca gibi ikisine de hak versek Bu hesap 300'den 30 düşerek, 270 milyara kapanır.


AYNI DİLİ KONUŞMAK

Suriye'deki iç savaş sırasında canını kurtarmak için gelip sekiz on yıl burada yaşayanlar çoğunlukla dilimizi konuşuyor. Türkiye'de doğanlar burada büyüdü, gençliğe adım attılar.

Ülkemize küçük yaşta gelip Türkçeyi çok iyi seviyede öğrenenler ile Türkiye'de okullarda okuyan ve mezun olanları gördükçe memnun oluyoruz.

Dil ne kadar önemli.

Bizimle aynı dili konuşanlarla aramızda bir bağ kurulmuş oluyor.

Dil birliğini sağlamak her iki taraf için de avantaj demektir.

Bir doktora öğrencisinin iki haftadır derse gelmeyişi hocasının dikkatini çekmiş, sonra bakıyor ki öğrencisi Suriye'nin yeni hükümetinde bakan olmuş.

Bunlar güzel işler.

Türkiye'den batı ülkelerine gidip bebeğini orada doğurmak isteyenler

Çocuğunu küçük yaşta yabancı dille eğitim yapan kolejlere gönderenler

Yüksek tahsilini veya doktorasını batı ülkelerinde yapanlar

Yüz yıldan fazla geçmişi var bunların.

İngilizceyi, Fransızcayı, Almancayı çok iyi konuşuyorlar.

Bazılarının batı ülkelerinde vatandaşlığı ve yatırımları var.

Bunlar da güzel işler ama birileri de onlara "Bizim çocuklar" gözüyle bakıyor.

Kimse konumunu kaybetmezse Kim olduğunu unutmazsa Yabayı, dirgeni, tırmığı hatırlarsa

Her şey çok daha güzel olur.


FOTOĞRAFTAN KİMSE TANIMAZ

Yıllar önce hapse girmiş olan babalar, kardeşler kayıp. Hiçbiri hakkında bilgi yok. Sağ mı, ölü mü, nerede Ellerinde fotoğraflarla kayıp yakınlarını arayan Suriyeliler, büyük bir çaresizlik içinde.

Pek çoğunun mezarı bile belli değil.

Beş on sene öncesine ait fotoğraf ile uzun süre işkence görmüş birinin son hâli hiç benzemez. Kardeşi olsa tanıyamaz.


BİR GENÇ ŞÖYLE SÖYLEDİ

"Bir günlüğüne verseler şu Beşar'ı bana. Boş bir hangar içinde tahta iskemleye oturtur, karşısına geçer, bir iki saat suratına bakarım. Tek kelime etmeden.