Yazı, Türkiye'de 1997'de başlayan başörtüsü yasağının AKP tarafından kaldırılmasına rağmen anayasal garantinin hâlâ bulunmadığını iddia ediyor. Yazar bunu örnek alarak Azerbaycan'ın benzer yasak uygulamasını eleştiriyor ve 2022'de Erdoğan'ın anayasa değişikliği sözünü tutmadığını vurgulayarak, gelecekte yasağın yeniden uygulanma riskine dikkat çekiyor. Ancak, liberal demokrasilerde kanunî düzenlemelerin anayasal güvenceden daha pratik olabilir mi?
Bir gün arayla Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta yaşanan, bütün Türkiye'nin canını yakan, yürekleri dağlayan okul saldırılarında 9 öğrenci ve onları koruyan bir öğretmenin öldürülmesi onlarcasının yaralanması; diğer yandan Amerika ve İsrail katil çetesinin İran'a saldırısı, İsrail'in Lübnan'ı Gazze'ye çevirme girişimi, ülkede yaşanan ağır ekonomik kriz ve çalışanlarla emeklilerin büyük geçim sıkıntısını gündemden düşürdü.
Tam da böyle bir yoğunluk içinde, gözden kaçan önemli bir gelişme var: Azerbaycan'daki başörtüsü tartışmaları.
28 Şubat 1997'de Türkiye'de yaşanan ve dindarları hedef alan, binlerce memure ve öğrencinin atılmasına, okulundan, işinden uzaklaştırılmasına sebep olan başörtüsü yasağının, "iki devlet bir millet" ve "kardeş" ülke dediğimiz Azerbaycan tarafından "örnek" alınmasıyla ortaya çıkan insan hakları ve hürriyetlerini yok eden uygulaması, yani "Azerbaycan'ın 28 Şubat'ı" gözden kaçtı.
Başörtüsü yasağı 1997'de büyük bir zulüm olarak devam ederken; üniversite kapılarında tartaklamalar, sınıftan atmalar, zorla başını açtırma teşebbüsleri yaşanmış, ikna odaları kurulmuştu. 28 Şubat'ta, bir postmodern darbe ile hükümetten düşürülen Refahyol'dan (RP-DYP) sonra kurulan hükümetler de bu yasağı devam ettirdi. Başörtülü memureler o dönemde olduğu kadar olmasa da görevlerinden atılmaya devam etti.
Bu zulümleri gören millet seçimlerde Anasol-M ve Anasol-D'yi oluşturan partileri Meclis dışında bıraktı. 2002 yılında iktidara gelen AKP ise, bu yasağı üniversitelerde 8 yıl (2010'da), kamuda ise 11 yıl sonra kaldırıbildi.
***
YASAK 2010'DA BAŞLAMIŞTI
"Kardeş Azerbaycan" Türkiye'de yaşanan bu "kötü örneği" 10 Aralık 2010'da almış ve öğrencilerin okullarda ve üniversitelerde başörtüsüyle derse girmelerini engellemişti.
Azerbaycan'da başörtüsü uygulamalarına yönelik tartışmalar yeniden gündeme geldi. Son dönemde bazı okullarda başörtülü öğrencilerin okula girişine izin verilmediği, derse alınmadıkları; bu yasağı protesto edenlerin ceza alıp hapse atıldığı ortaya çıktı. Azerbaycan bunu yaparken tıpkı ülkemizde olduğu gibi "laiklik ilkesi"ne sığınıyor.
Bütün bunlar ülkemizdeki başörtüsü yasağının şu anki hukukî durumunu da gündeme getirdi.
Dönemin CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ekim 2022'de "helâlleşme" kapsamında öğretmenlikten atılan bir öğrenmenin evini ziyaretinden sonra, onlarca gazetecinin takip ettiği ve canlı yayın yayınlanan açıklamasında "başörtüsüne kanunî güvence" teklif ederken CHP, TBMM'ye konuyla ilgili kanun teklifi sunmuştu.

4