Mehmed Akif Ersoy ve "İslâm Birliği.."

Mehmed Akif Ersoy ve "İslâm Birliği.."

MEHMET EMİN GERGER

Üstad Mehmed Akif Ersoy, büyük bir İslâm Şairi'dir. "Millî Mücadele kahramanı, İstiklâl Marşımızın yazarı ve 1. Dönem TBMM'de Burdur Milletvekili olan Üstad Mehmed Akif Ersoy, İslâm dâvâsının yılmaz savunucusudur! Mehmed Akif, hayatını "İslâm Birliği"ne adamıştır. Safahat'ında,Şiirlerinde, Makalelerinde, eserlerinde son İlâhi Din olan İslâm'ı ve İslâmi değerleri anlatan, savunan Mehmed Akif'e göre; "hakiki Müslümanlık; en büyük bir kahramanlıktır." Mehmed Akif'i çekemeyen, ona muhalif olan ya da dil uzatan bâtıl taraftarları; Üstad'a; "Mürteci, Molla Sırat" gibi lakaplar takmak istemiş, ancak onun "İslâm Şairliği"ne gölge düşürememişlerdir.

Üstad Mehmed Akif Ersoy'un külliyatından, kendisi ve dâva arkadaşları hakkında 35 yılda 12 Kitap yazdım. Bu kitaplarda Üstad Mehmed Akif Ersoy ve dava arkadaşlarının; Türkiye'ye, Türk Milleti'ne, İslâm'a ve Müslümanlara yaptıkları büyük hizmetleri ayrıntılı bir şekilde, kaynaklar ışığında araştırıp ortaya koyduk. Şimdi bu Kitaplarımızın isimlerini zikredelim ki, Mehmed Âkif'i sevenler ve hayatını, mücadelesini öğrenmek isteyenler faydalanabilsinler. İşte o Eserler:

1-) "Millî Mücadele'de Başyazar Mehmed Akif"

2-) "Bilinmeyen Yönleriyle İslâm ve İstiklâl Marşı Şairimiz Mehmed Akif Ersoy"

3-) "İslâm Şairi Mehmed Akif'e Göre İslâm Medeniyeti"

4-) "Hâtıralarla İslâm Şairi Mehmed Âkif Ersoy"

5-) "Mehmed Akif Ersoy'un Vaaz ve Sohbetleri (1)

6-) "Mehmed Akif Ersoy'un Vaaz ve Sohbetleri (2)

7-) "Üstad Mehmed Akif Ersoy'un Edebiyat Sohbetleri"

8-) "Türk Basınında İstiklâl Marşı Şairimiz Mehmed Akif Ersoy"

9-) "Gizli Figanlar, Süleyman Nazif"

10-) "Eşref Edib ve İstiklâl Mahkemeleri"

11- Millî Mücadele Kahramanı Hasan Basri Çantay"

12- "İki İslâm Mücahidi Mehmed Akif Ersoy ve Hasan Basri Çantay" (1) Adıyaman'dan Edirne'ye kadar "Mehmed Akif Konferansları" vermeye devam ediyoruz..

İslâm Şairi Mehmed Âkif'i dinleyelim:

"Milletler topla, tüfekle, zırhlı ile ordularla, tayyarelerle yıkılmaz. Milletler ancak aralarındaki rabıtalar çözülerek herkes kendi başının derdine, kendi havasına, kendi menfaatine, kendi menfaatini temin kaygısına düştüğü zaman yıkılır!.. Bizi mahv için tertip edilen muahede-i sulhiye paçavrasını, mücahitlerimiz şark tarafından yırtmaya başladılar. Şimdi beri taraftaki dindaşlarımıza düşen vazife, Anadolu'muzun diğer cihetlerindeki düşmanları denize dökerek o murdar paçavrayı büsbütün parçalamaktır. Zira o parçalanmadıkça, İslâm için bu diyarda beka imkânı yoktur!.. Ey Cemaat-i Müslimin! Düşmanlarımızın bugün bizden istedikleri, ne filan Vilâyet, ne filan sancaktır; doğrudan doğruya başımızdır, boynumuzdur, hayatımızdır, devletimizdir!.. Ey Cemaat-i Müslimin! Ağyar (düşman) eline geçen Müslüman yurtlarının hali bizim için en müessir bir levha-i ibrettir! İslâm'ın son mültecası olan bu güzel toprakları düşman istilâsı altında bırakmayalım! Ye'si, meskeneti, ihtirası, tefrikayı büsbütün atarak azme, mücahedeye, vahdete sarılalım. Cenab-ı Kibriya, hak yolunda mücahede için meydana atılan azim ve iman sahipleriyle beraberdir." (Sebilürreşad, C. 464, s, 135, 259, 256)

"İman demek, zillet demek değildir. İman demek, taarruza, tecavüze, hakarete tahammül etmek, a'da-yı dinin tahakküm-i kahirine serfürû eylemek değildir. İman demek, izzetle yaşamak, izzetle ölmek demektir. İslam'ın asırlardan beri duçar olduğu zilletin kal ü kalemle tasviri mümkün değildir.