Eğitim'in gayesi, Mehmed Akif Ersoy ve Hulusi Akar..

Eski Genel Kurmay Başkanı, Eski Millî Savunma Bakanımız, Millî Savunma Komisyonu Başkanı Kayseri Milletvekili Sayın Hulusi Akar:

"Eğitimin amacı bilgi edinmek değildir. Eğitimin amacı bir Allah korkusu, iki kuldan utanmak. Eğer biz 4-12 yaş arasındaki insanlara, çocuklarımıza Allah korkusunu verirsek, Allah'tan korkmayı, kuldan utanmayı verirsek, vatan sevgisini verirsek, millet sevgilisini verirsek, Bayrak sevgisini verirsek, başkaları için iyilik yapmayı öğretirsek ve diğer milli ve manevi değerlerimizi onlara yüklediğimiz takdirde, onun üzerine bu çocuk nereye giderse gitsin, dünyanın her yerine gitsin bu çocuktan korkmayın. Eğer bu verilmezse şu gördüğümüz tablo olur. Bu sefer ateistle mi deistle mi uğraşacaksınız LGBT ile mi uğraşacaksınız Uyuşturucuyla mı uğraşacaksınız Şaşırırsınız. Bu işin başı, bu işin ilacı; Eğitim, Eğitim, Eğitim!.." (11 Eylül 2024 Tarihli Gazeteler) demiş.

Millî ve manevi değerlerden, İslâm'dan, Kur'an'dan, İslâm ahlâkından, İslâmî Eğitim'den, "aslan görmüş zebra misali kaçan 28 Şubat darbe şakşakçısı Başörtüsü yasakçısı bâtıl taraftarları, Hulusi Akar'a; "gerici, tarikatçı, siyasal İslâmcı, laiklik ve bilim düşmanı, takiyyeci, Ortaçağ karanlığının derinliğinde yaşayan gerici zihniyet!.." (1415 Eylül 2024 tarihli Gazeteler) diye hakaret etmeye, iftira atmaya ve karalamaya devam ediyorlar!..

Eğitim-Öğretim'de Allah korkusu ve kuldan utanmanın, Müslüman Türk Milletinin Millî ve Manevî değerlerinin öğretilmesinin öneminden bahseden Sayın Hulusi Akar'a saldıran ve "aydın" geçinen bazı solcu ve sosyal demokrat Batıcılar, Millî Eğitim konusunda Millî Şairimiz Mehmed Âkif Ersoy'un neler yazdığını ve neler söylediğini biliyorlar mı acaba.. Bakınız Mehmed Âkif Ersoy Şiirlerinde neler söylemiş:

"Ne irfandır veren ahlâka yükseklik, ne vicdandır,

Fazilet hissi insanlarda Allah korkusundandır!

Yüreklerden çekilmiş farzedilsin havf-i Yezdan'ın,

Ne irfanın kalır tesiri katiyyen ne vicdanın!"

"İnsan evladını câhil koymak ister mi ayol,

Bize lazım iki şey; biri Mektep biri yol."

"Allah'a dayan, sâye sarıl, hikmete râm ol,

Yol varsa budur bilmiyorum başka çıkar yol!"

(Safahat)

"Maarif, maarif!.. Bizim için başka çare yok; eğer yaşamak istersek her şeyden evvel maarife sarılmalıyız! Dünya da Maarifle, din de Maarifle, ahiret de Maarifle (Eğitimle) Hepsi, her şey Maarifle kaim. Bizim dinin cehalete tahammülü yok, cahiller eline geçince mahvolur." (Mehmed Akif Ersoy, Fatih Camii Vaazı, Sebilü'r-Reşad Gazetesi,7 Rebiü'l-evvel 1331)

"Nedir o matbuatın hali! Öyle resimler basılıyor, öyle hikâyeler yazılıyor ki, bunları seyredebilmek, okuyabilmek için insanda edep denilen, haya denilen devletliden zerre kadar nasip olmamak icap eder!.. Mesela bundan otuz sene evvel, kırk sene evvel, efrâd-ı üm- metten birinden pek şenî bir rezalet sâdır olursa: -İnsan bu kadar alçak olabilirmiş, insanlık bu derekelere inermiş, dedirtmemek için, o şenaati Gazetelere yazmak şöyle dursun, ağza almaktan çekinirlerdi. Şimdiki hikâyelerin, romanların birçoğuna mevzu teşkil eden vakalar hep o mahiyetteki şeyler" (Mehmed Akif Ersoy)

"Biz ne hamiyetsiz, ne vazifesiz babalarız ki, mevcud Mekteplerimizi işe yarar bir hale getirmek yahut yeniden adamakıllı müesseseler yapmak tarafına hiç yanaşmıyoruz da istikbalimizi teşkil edecek ciğerpârelerimizin terbiyesini, o istikbalin hayalinden bile ürken birtakım yabancılara bırakıyoruz! (Mehmed Akif Ersoy, Sırat-ı Müstakim, C.5,No.108, 29 Eylül 1910)

"Öyle ise artık bu ümmete Alman, İngiliz, Fransız milletlerinin ahlakıyla mütehallik olmayı tavsiyeden vaz geçelim de ona meânî-i İslâmiye'yi öğretmeye çalışalım."