Mevzuya, Risale-i Nur'dan iktibaslarla başlayalım: "Cebir ve İtizal'de birer dane-i hakikat bulunur.
Ey talib-i hakikat! Maziye, hem musibet; müstakbel ve masiyet ayrı görür şeriat. Maziye, mesaibe nazar olur kadere.
Söz olur Cebrîye. Müstakbel ve maasi, nazar olur teklife. Söz olur İtizale. İtizal ile Cebir şurada barışırlar.
Şu bâtıl mezheplerde birer dane-i hakikat mevcut, münderiçtir; mahsus mahalli vardır. Bâtıl olan, tamimdir."1
"Maziye, mesaibe kader nazarıyla ve müstakbele, maasiye teklif noktasında bakmak lâzımdır.2 " Cebir ve İtizal, burada barışırlar. aresi bulunan şeyde acze, çaresi bulunmayan şeyde cez'a iltica etmemek elzemdir."3
Bu ifadeleri şöyle nakledelim:
Ey hakikate talip! Şeriat, mazi ve musibet ile müstakbel ve isyankâr hareketleri ayrı değerlendirir. Maziye ve musibetlere kader açısından bakılabilir. Bu bakış açısıyla Cebrî gibi hareket edilebilir. Gelecek ve isyankâr hareketler konusunda da Mutezile gibi, sebeplere riayet ederek, tedbirli davranmak gerekir. Zira, ileride başa geleceklere karşı tedbir almayarak isyana düşmek, kadere yüklenemez. Geçmişteki bütün günah ve haramlar kaderin emri imiş gibi düşünmek de hatadır. Günahlar noktasında değil, musibetler noktasında teselli bulmak için, geçmişe Cebrî gibi bakılabilir, der. Diğer taraftan, gelecek, sanki bizim tasarrufumuzdaymış gibi, sebeplere sıkı sıkıya sarılarak hazırlanmak hususunda da Mutezile gibi davranmak, tavsiye edilir. Yeter ki bu iki ölçü karıştırılmasın, genellenmesin. Ümitsizliğe düşmemek için yaşanan musibetleri kadere havale etmenin ruhsatını verirken, henüz yaşanmamış geleceğe karşı sanki bizim tasarrufumuzdaymış gibi sebeplere sarılarak hazırlıklı olmayı tenbih eder.
Bediüzzaman'ın bu tespiti çok orijinaldir. Bu anlayış tarzı, insanı manen rahatlatır. Zira, kaza olmuş, vuku bulmuş olaylarda zaten başka çeşit düşünmek, tartışmak, 'şöyle olmasaydı böyle olmazdı' gibi fikir beyan etmek doğru değildir, faydası da yoktur. ünkü meydana gelmiştir, dönüşü yoktur. O hâlde; "aresi bulunan şeyde acze, çaresi bulunmayan şeyde ceza'a (sızlanmaya) iltica etmemek elzemdir."4

10