Rolex, Boetti ve Harflerin Gücü

Her saat kadranı bir okuma yüzeyidir. Hatta harfler, renkler ve tekrarlar burada birer işarettir. Asıl mesele ise bu işaretlerin neyi görünür kıldığıdır.

Geçen ay gerçekleşen dünyanın en büyük saat fuarı Watches& Wonders 2026'da Rolex, Oyster Perpetual 36 (ref. 126000) için çok özel bir kadran sundu ve çok konuşuldu: Multicoloured Jubilee Dial. Oystersteel kasa ve klasik Oyster bilezikle gelen bu model, 1970'lerin Jubilee motifi üzerine kurulu. "ROLEX" harfleri kadranda küçük kare bloklar içinde tekrarlanıyor. On rengin bir araya gelişiyle oluşan bu motif, neşeli ve canlı bir izlenim bırakıyor. Bu neşeli lake kadranları, Rolex'te birkaç yıldır; balonlu kadrandan emojili saate dek görüyoruz.

Yeni saatin kadranında bir düzen hissi var. Uzaktan baktığınızda ise daha çok renkler kendilerini gösteriyor. Rolex bu dili, estetik mirasının doğal bir devamı olarak tanımlıyor. Ancak Rolex saati duyurduğunda bu kadran, birçok izleyiciye 1940-1994 yılları arasında yaşayan İtalyan sanatçı Alighiero Boetti'nin dünyasını hatırlatmıştı. Boetti'nin özellikle Arazzi serisi duvar halılarında harflerin Rolex kadrandakiyle benzer renklerde kare bloklar içindeki ritmik tekrarını görüyoruz. Aralarındaki fark ise Boetti'de harfler anlamı sanatsal açıdan çözüyor, Rolex'te ise anlamı sabitleyerek marka kimliğini ticari olarak yeniden üretiyor.

Harflerin kimliği

Saatte gördüğümüz monogram, antik çağlardan bu yana kimliği, otoriteyi ve mülkiyeti işaretlemek için kullanılan bir yöntem. Harflerin tekrarına dayanan monogram; metin olmaktan çıkıp yüzeyde dolaşan bir güce dönüşüyor. İstanbul'da Ayasofya'nın 6. yüzyıl sütun başlıklarında, İmparator Justinianus ve Theodora'nın monogramlarına rastlarız. Harfler iç içe geçer, çoğu zaman okuması zordur. Ama etki tam da burada yatar; okunmaları gerekmez, görülmeleri yeterlidir.

Orta çağdan modern döneme monogram, imza ve statü göstergesine evrilmiştir. Moda dünyası da bu dili çok iyi kullanır. Louis Vuitton ve Gucci gibi markalar monogramlarıyla tanınır.

Rolex'in Jubilee motifi uzun süre ölçülü kalmıştı. Tek renkli ve gravür gibi yüzeye işlenmiş bir doku kullanarak derinliğe önem veriyordu. 2026 modelinde ise renk çeşitliliği artıyor, monogram daha belirgin hale geliyor.

Tipografinin dönüşümü

Tipografide harfler iki işlevlidir: Okunur ve görülür. 20. yüzyılda ise bu denge değişti. Bauhaus'dan Pop Art'a uzanan çizgide harfler, anlamdan kısmen koparak görsel bir öğeye dönüştü. Sanatçı Alighiero Boetti de bu dönüşümü sistemli bir biçimde kuranlardan biriydi. Harfleri kare bloklardan oluşan bir düzene yerleştirerek kelimeleri renkli yüzeylere çevirdi. Üretim süreci de heyecan vericiydi. Sanatçı, eseri tasarladıktan sonra halıya uyarlama Afganistan'da kadın zanaatkârların elleriyle gerçekleşiyordu. Boetti, renk seçiminde dokumacılara özgürlük tanıyordu. Böylece her eserde farklı doğaçlamalar ortaya çıkmış ve rastlantılar da kompozisyonun içinde kendine yer bulmuştu.