Kol saatini kadınlar icat etti!

Paris, 1810. Napolyon Bonapart'ın kız kardeşi ve Napoli Kraliçesi Caroline Murat, tüm zamanların en büyük saat ustası Abraham-Louis Breguet'nin Quai de l'Horloge'daki atölyesine alışılmadık bir sipariş gönderdi. Bu talep, beklenmedik bir şekilde saatçiliğin yönünü değiştirecekti ancak henüz kimse bunun farkında değildi. Breguet atölyesinde 17 ustanın 34 farklı aşamada tamamladığı, yapımı tam iki buçuk yıl süren ve altın ipliklerle örülmüş bir bilezikle tarihte kaydı bulunan ilk kol saati doğdu.

XIX. yüzyıl Avrupa'sında saat, erkeklerin yelek cebindeki bir ağırlıktı. Cep saati bir araçtı her zaman göz önünde olan tasarım değil. Bileğe bağlanması ise o dönem için uç bir istekti. Caroline Murat bu kuralı sorgulamış; saati cebin karanlığından bileğin ışığına çıkarmayı hedeflemişti. Kraliçe, Breguet kataloğunda istediği gibi bir model bulamayınca, zamanın makinesini bir zarafet simgesine dönüştürdü. 1812'de teslim edilen bu şaheser, sadece işlevsel değil estetik bir devrimdi.

Yarım yüzyıl sonra, 1868'de Patek Philippe firması, Macar Kontesi Koscowicz için pırlantalı bir kol saati üretti. Ardından 1889'da Vacheron Constantin'in sahneye çıkmasıyla bu tasarımlar, Caroline Murat'nın vizyoner talebinin bir istisna değil, yeni bir kategori olduğunu kanıtladı. Zarafet arayan kadınlar bunu anlamış, saatçiler de bu estetik akıma ayak uydurmuşlardı.

XIX. yüzyıl sonlarında kol saati, kadınlara has bir moda unsuru olmanın ötesine geçmeye başladı. 1880'lerde Alman donanması için Girard-Perregaux tarafından üretilen ızgaralı modeller ve 1904'te Alberto Santos-Dumont'un Cartier'ye yaptırdığı ilk pilot saati, tasarımı erkeklerin dünyasına transfer etti. Erkekler, özellikle savaşın ve hızın gerektirdiği pratiklik için sahiplense de kol saati cephede değil sarayda doğdu.