Kadıköy ve 'Arzu Tramvayı'

Bu ay saat dünyasındaki üç gelişme çok konuşuldu: Köklü marka Ebel'in satın alınmasıyla bir tarih yeniden yazılmaya başlandı. İstanbul'da ilk kez düzenlenen bir saat festivali, Türkiye'deki koleksiyon kültürünün neye ihtiyaç duyduğunu gösterdi. Sektörün genel tablosu ise The Economist dergisinin analizinde özetlendi: İsviçre daha az saat satıyor ama daha çok kazanıyor.

F.P. Journe ve Chanel,Ebel'i satın aldı

Montres Journe liderliğindeki konsorsiyum, Ebel'in yüzde 95 hissesini Amerikalı Movado Grubu'ndan 66,5 milyon dolara satın aldı. François-Paul Journe'un saatçilik birikimi ve saygı gören otoritesi, Chanel'in mali gücü ve De Bethune'nin eski CEO'su Pierre Jacques'in yönetim tecrübesi, bir zamanlar İsviçre lüks saatçiliğinin devlerinden olan uyuyan güzel Ebel'i yeniden hayata döndürmek için bir araya geldi. 1980'lerde Cartier için saat üreten, Zenith'in efsanevi El Primero mekanizmalarının en büyük müşterisi olan Ebel, son yıllarda gölgede kalmış önemli bir marka.

'İstanbul Saat Festivali'

İstanbul Saat Festivali, Konyalı Saat'in sponsorluğunda ilk kez düzenlendi. Satış yapılmayan festival alanında saat meraklıları bir araya gelip sohbet etme olanağı buldu ve yeni saatleri deneyebildi. Türkiye'de saat kültürünün büyümesi, biraz da bu tarz etkinliklerin çoğalmasına bağlı. Kadıköy'de düzenlenen festivalde mekân tren istasyonunda yer aldığı için haliyle büyük bir gürültü kirliliği vardı. Festival, sponsor firmanın temsil ettiği markalarla sınırlı butik bir etkinlik görünümündeydi. İnşallah önümüzdeki yıllarda adına yakışır bir şekilde büyür ve sektörün önde gelen değerli temsilcileri ve kuruluşları bir araya gelir.

İsviçre saat endüstrisi:Küçülüyor ama kazanıyor

The Economist dergisinin 3 Ekim 2026 tarihli sayısında çıkan bir analiz, İsviçre saatçiliğindeki paradoksu açıklıyor: İsviçre saat endüstrisi satışlarının yaklaşık yüzde 95'ini ihracat oluşturuyor. Son on yılda ihraç edilen saat adedi ise yarıya indi. İhracatın toplam değeri ise yükseldi. Ağustos 2026'da geçen yılın aynı ayına göre yüzde 9.1 artış kaydedildi. Böylece yıllık bazda üst üste dördüncü ay artış görüldü. Bu durumun arkasında, pahalı saatlere yöneliş ve gelirin birkaç markada yoğunlaşması var. Yaklaşık 450 markanın bulunduğu İsviçreli beş marka (Rolex, Cartier, Patek Philippe, Omega ve Audemars Piguet) 2025'te sektör gelirinin yüzde 60'ını elde etti. 50 bin CHF'den pahalı saatler, aynı yıl İsviçre saat ihracatının değer olarak yüzde 37'sini oluşturdu.