Haydi hayırlısı

Uğur Mumcu'nun, "Türk" tarifi hem kendi ağzından hem başkalarının ağzından okunmuş ve internette çok yaygın hale gelmiş.

Ne zaman yazdığını veya okuduğunu tespit etmedim ama ondan önce 1930'lu yıllarda Hüseyin Nihal Atsız, Batı hukukuna göre yaşayan Türk milletini yücelten, İtalyanların faşist lideri Mussolini'ye meydan okuyan "Davetiye" diye yazdığı şiirin bir yerinde:

"Ey Benito Musolini! Ey gayet yüce,

İtalyanlar başvekili muhterem Düce!

Duydum ki, yelkenleri edip de fora

Gelecekmiş orduların yeşil Bosfora.

Buyursunlar... Bizim için savaş düğündür;

Din Arap'ın, hukuk sizin, harp Türk'lüğündür." diyor. (Hüseyin Nihal Atsız'ın (1905-1975) İtalya Başbakanı Mussolini'ye (1883-1975) yazdığı davetiyeden.)

Atsız, şiirinde, "Din Arap'ın, hukuk sizin, harp Türk'lüğündür" derken İslam dinine biraz dokundurmak istemiş ama şiirin tamamında seçkin Türk komutanlarının adını verirken Çağrı Bey, Tuğrul Bey, Kılıçaslan ve Kostantıniyye'yi fethederek İslam Peygamberi Muhammed Mustafa sallallahü aleyhi ve sellemin müjdesine kavuşan Fatih Sultan Mehmet'i de örnek vermiş.

Mete Han, Bumin Kağan gibi İslam öncesi hanlardan bahsetmemiş.

Ama içinde bir yara var ki, şiirinde İtalyan hukukunu kastederek, "Hukuk sizin" demiş.

Uğur Mumcu da Türk'ü tarif ederken:

"Türk, İsviçre medeni kanununa göre evlenen,

İtalyan ceza yasasına göre cezalandırılan,

Alman ceza mahkemeleri usulü yasasınca yargılanan,

Fransız idare hukukuna göre idare edilen,

Ve İslam hukukuna göre gömülen kişidir" diyor ve Atsız'ın, "Hukuk sizin" derken İtalya'dan alınan ceza yasasını kastettiği anlaşılıyor.

Her Türk vatandaşı evlenirken İsviçre Medeni Kanunu'na uygun olarak evleniyor.

İthal İsviçre hukukundan önce boşanmalar ne kadardı, şimdi ne kadar

İtalyan ceza yasasından önce İstanbul'a ziyarete gelen Avrupalı turistlerin hatıratlarında, "Hırsızlık" diye bir şey bilmiyorlar" demeleri ne anlama geliyor

Akşam haberlerinde, "Taksim meydanında çantasını kaptıran turist, polise müracaat etti" haberleri neden fazla

Fransız hukukuna göre idare ediliyormuşuz; memnun musunuz

Bu kanunların Batı'dan terceme edildiği ve uygulamaya konulduğu günlerde yayınlanan,

Elmalılı Muhammed Hamdi Yazır'ın (1878-1942) 1924-1935 yılları arasında yazdığı, "Hak Dini Kur'an Dili"nin (Kur'an-ı Kerim'in Türkçe tefsiri) Fatiha süresinin altıncı ayetinin tefsirinde:

"Lisanı İslâm'da hürriyet, hukukuna malikiyet" diye tarif olunur, [Keşfi pezdevî] ki bunun zıddı hukukuna başkasının malik olması demek olan esaret ve rıkkiyettir (köleliktir).