'Tarikat liderlerinin çocuklarını ele geçirin'

Bir süre önce, geçmişte FETÖ yapılanmasının içinde bulunmuş ve daha sonra bu yapıya karşı açık mücadele vermiş Ümit Akdemir'le, Süleymancıları ve hakkında yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanan Alihan Kuriş'i konuşuyorduk.
Akdemir, sohbet sırasında son derece çarpıcı bir iddiayı gündeme getirdi.
FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in daha 2000'li yılların başında verdiği şu talimattan söz etti:
"Şeyhlerin, tarikat liderlerinin çocuklarını ele geçirin..."
Ortaya çıkan benzerliklere, örgütlenme yöntemlerine, gizlilik hassasiyetlerine ve para ilişkilerine bakılarsa üzerinde ciddi biçimde durulması gereken bir stratejiden söz ediyoruz.
Çünkü kamuoyunda genel kanaat, FETÖ'nün diğer dini cemaat ve tarikatlara özellikle 15 Temmuz 2016'dan sonra, "renklendirme" adı verilen yöntemlerle sızmaya çalıştığı yönündeydi.
Oysa Akdemir'in anlattıkları meselenin çok daha eskiye dayandığını gösteriyor. Buna göre FETÖ, yıllar öncesinden başka dini yapıların yalnızca tabanına değil, doğrudan gelecekte o yapıların yönetimini devralabilecek kişilere yönelmişti.
Yani hedef sıradan mensuplar değil; şeyhlerin, cemaat liderlerinin çocukları ve torunlarıydı.
Bu basit bir "adam devşirme" faaliyetinden çok daha fazlasıdır. Çünkü bir yapıyı dışarıdan ele geçirmek zordur. Ama o yapının başına yarın geçecek kişiyi bugünden etkileyebilirseniz, yıllar sonra kapıyı kırmanıza gerek kalmaz.
Anahtar zaten sizin elinizde olur.

İLK HEDEF SÜLEYMANCILAR MI
Akdemir'in iddiasına göre bu stratejinin hedeflerinden biri de Süleyman Hilmi Tunahan'ın ardından şekillenen Süleymancılardı.
Şöyle anlatıyor:
"Ben bu gerçeği 2004 yılından beri biliyorum. O tarihte özel bir talimat verdi. İlk sıralarda dönemin bazı önemli dini aileleri vardı. Süleyman Hilmi Tunahan'ın çocukları ve torunlarıyla da özellikle ilgilenilmesi isteniyordu."
Bu sözlerin sahibi sıradan biri değil.
Ümit Akdemir, 15 Temmuz'dan önce FETÖ'nün darbe hazırlığı içinde olduğunu kamuoyuna açıkça anlatan isimdi. Bu çabası gazeteci Fuat Uğur'un darbe tehlikesini gündeme getiren yazılarıyla kamuoyuna aktarılmıştı.
Akdemir, Gülen'e çok yakındı. Erzurum'da kurulan Eğitim ve Araştırma Vakfı'nın da başkanıydı. Bir üstünün Mustafa Özcan olduğunu söylüyor. 2008'den sonra yapının devlet içinde kurduğu gücü ve hedeflerini sorgulamaya başlayınca sistemden uzaklaştırılmıştı.
O tarihten sonra da FETÖ'ye karşı ciddi bir savaş yürüttü. Bu nedenle bugün söyledikleri, en azından üzerinde durulmayı hak ediyor.

'BİZİM ŞAKİRTLERDEN DAHA İLERİDE'
Akdemir