Talimat İmamoğlu'ndan

Her şey gözümüzün önünde oldu. Yargı aylardır beklenen bir karar verdi ve Ankara'daki yüzyıllık CHP'nin Genel Merkezi deyim yerindeyse savaş alanına döndü.
Genel merkezin girişi iki otobüsle kapatıldı, hem de CHP'nin cumhurbaşkanı adayına oy vermeyen Adnan Beker'in otobüsüyle. İçeride ise masalardan, sandalyelerden oluşan barikatlar kuruldu; kum torbaları da var mıydı bilmiyorum ama yangın tüpleri, koca koca koltuklar birer silah gibi kullanıldı. Bu arada CHP'li belediyelerden barikat için kamyon istenmiş ama kimse göndermemiş..
Bizde olmadı ama dünyada da böyle bir örnek yaşandığını sanmıyorum.
Geçmişte partiler kapatıldı, 367 gibi yargının garabet kararlarına tanık olundu ama böyle bir rezillik görülmedi. Yüzde 47 oy alan AK Parti kapatılmak istendi fakat böyle bir tepki vermedi.
Ama cumhuriyeti kurmakla övünen kitle partisi CHP, marjinal bir sol partinin bile yapmadığı bir vandalizme imza attı. Üstelik arsızca bu yapılanlar "direniş" diye sunuldu.
Oysa yargı kararı iletilecek, kararın gereği olarak da CHP'li birkaç isim partiye gelip konuşacaktı. Ama Özel ve ekibi istemedi.
Evet bir tepki gösterilecekti, bunu da aylar önceden Özgür Özel, "Genel merkezi teslim etmeyeceğiz..." diye ilan etmişti ama böyle direnecekleri, CHP'yi hatta Türkiye'yi böyle rezil edecekleri kimsenin aklına gelmezdi.
Peki bunu niye yaptılar
En başta aydınları olmak üzere hiçbiri Türkiye'yi ve daha önemlisi kendilerini bu noktaya taşıyan gözyaşı döktükleri Kemal Kılıçdaroğlu'nu doğru okuyamadı. Sosyolojiyi de kuşatan nefret ve öfke gözlerini kör etti.

HESAPLAŞMA KORKUSU
Bu öfkenin arka planında uydurdukları gibi Kılıçdaroğlu'nun koltuk hırsı yok, tam tersi onların "hesaplaşma" korkusu var. Çünkü Kılıçdaroğlu, hançercilerle, CHP'yi yolsuzluk ve rüşvetle kirletenlerle hesaplaşmak istiyor. Geri dönüşündeki en önemli motivasyon bu...
Tabii bunda ayrı kaldığı üç yıla yakın bir sürede "milli" konularda çıkardığı derslerin de katkısı büyük. Küresel altüst oluşun yaşandığı bir dönemde CHP'nin nasıl savrulduğunu, hangi kapılara gidip "Kendimizi terk edilmiş hissediyoruz" denildiğini de gördü.
İmamoğlu-Özel ekibi daha ilk günden itibaren Kılıçdaroğlu'nu itibarsızlaştırmak için yapmadıkları şey kalmadı. Aşağıladılar, hain dedirttiler, son olarak da resimlerini parçalatıp gösteri bile yaptılar.
Bununla yetinmediler, ellerinden gittiğini gördükleri CHP'yi de yakıp yıkarak itibarsızlaştırmayı denediler. Bir anlamda Özgür Özel "direniş" şovu yaptı. O şovun arka planında da tek bir isim vardı: Silivri sakini