Özgür Özel ve Sanchez farkı

CHP'lilerin klasik yaklaşımıdır, ne zaman siyasi bir aktör hakkında yolsuzluk iddiası ortaya atılsa ya da gösteriye kaçan şatafatlı bir karşılama yapılsa Batılı siyasetçileri örnek gösterilir ve "istifa" çağrısı yapılır.
Ancak iddia kendileriyle ilgiliyse gözler kör, kulaklar sağır olur.
Alın "mutlak butlan" sayılan eski CHP yönetimini... O yönetim bırakın son model pahalı arabalarıyla, villalarıyla toplumu şaşkına çeviren CHP'lileri, suçüstü yakalananları ya da rüşvet itirafında bulunanları bile "ihraç" etmemekte direndi.
Daha vahimi, CHP'nin "korsan" Grup Başkanı Özgür Özel, bütün bu olanları "siyasi operasyon" olarak niteledi, yetinmedi yargının son "mutlak butlan" kararı karşısında CHP Genel Merkezi'ni Vandalizm'in sergilendiği mekana dönüştürdü.
Bu noktada nedense o çok örnek verdiği Batı'yı hiç hatırlamadı. Ama hayat hatırlattı. Sosyalist Enternasyonal'den "yoldaşı" İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, partisine yönelik bir yolsuzluk operasyonu iddiası karşısında, önce yolsuzluğa adı karışan üyeleri Leire Diez'i partiden uzaklaştırdı sonra da yargıya engel olmak yerine önünü açacağını söyledi:
"Saklayacak hiçbir şeyimiz yok. Herhangi bir usulsüzlük varsa, gerekli önlemler alınacaktır. Soruşturmanın ciddiyetini küçümsemek istemiyorum. Adalet sistemiyle tam bir işbirliği içindeyiz. Herhangi bir yeni usulsüzlük tespit edilirse, daha önce olduğu gibi aynı kararlılıkla hareket etmeye kararlıyız"
Şunun da altını çizelim, bu operasyonu İspanya Jandarma Merkez Operasyon Birimi (UCO) yürüttü ve Sosyalist İşçi Partisinin (PSOE) Madrid'deki genel merkez binasında belge araması yaptı. Kimse de çıkıp yargıya meydan okumadı.
Keşke Özgür Özel, İngiliz İşçi Partisi'ne yalvararak "terk edilmiş hissediyoruz" diyeceğine, önce "yoldaşı" Sanchez'le konuşup yargı kararları karşısında "sosyalist" bir parti başkanını nasıl davranması gerektiğini öğrenseydi.
Gerçek "sol" olmamak ve "Batıcı" olmak herhalde böyle bir şey...

***

ENGİN ARDIÇ VE CHP

CHP siyaset üretmese de gündem olmayı başaran ender partilerden biri ve iç kavgası hiç bitmez. Manşetler bir tarafa hangi köşe yazısına baksanız CHP var. CHP'yle yatıp CHP'yle kalkıyoruz. Böyle zamanlarda hep Engin Ardıç'i hatırlarım.
Acaba bugünleri görseydi CHP için ne yazardı Aynı tadı vermeyeceğini biliyorum ama Yapay Zekanın Ardıç yazısı da fena değil: