Dünya değişirken siyasi partiler de büyük bir değişimin eşiğinde.
CHP'deki bölünme, DEM Parti içindeki sancılı arayış, belediyelerdeki istifalar ve parti değiştirmeler bu değişimin sadece öncü depremleri... Asıl büyük deprem seçim sathı mailinde yaşanacak. Hangi partinin nerede duracağı, nasıl pozisyon alacağı o süreçte belli olacak
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'ın CHP'den istifa etmesi de bu büyük fotoğrafın küçük bir parçası. Çünkü değişimin yönünü belirleyen asıl faktör, Başkan Erdoğan'ın ısrarla dile getirdiği "iç cephe" ekseni ve küresel altüst oluş...
Artık tesadüf mü yoksa planlı mı bilemem ama Yavaş'ı istifaya götüren süreç de Başkan Erdoğan'la görüşmesinden sonra başladı.
Çünkü ortada siyaseten absürt bir durum vardı. Yavaş, CHP'nin belediye başkanıydı ama CHP'nin en önemli gününde Anıtkabir'e bile gitmemişti. Bunu hiçbir parti kabul edemezdi. Öyle de oldu ve CHP Sözcüsü Müslüm Sarı sert tepki gösterdi:
"CHP'nin kurumsal kimliğini örseleyen CHP'de duramaz."
Ama Mansur Yavaş hiç oralı olmadı ve CHP'de kalmayı sürdürdü. Dün CHP Sözcüsü Sarı bir kez daha uyardı:
"Hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi'nden üstün değil, hiç kimse Cumhuriyet Halk Partisi'nden üstte görmesin kendisini."
Herhalde sadece bu nedenle değil ama nihayet Yavaş, bu çıkışa dün CHP'den istifa ederek bir cevap verdi:
"Bugün yapılan bazı açıklamalar nedeniyle; Cumhuriyet Halk Partisi üyeliğimden ayrılıyor, siyasi yoluma bağımsız olarak devam ettiğimi kamuoyunun takdirine sunuyorum."
Acaba o açıklama yapılmasa Yavaş istifa etmeyip uzun süre CHP'de mi kalacaktı Yeni Parti'nin mitinglerine katılacak, Özgür Özel'le kol kola girip destek mi verecekti ya da İyi Parti'ye yeşil ışık yakmaya devam mı edecekti
Üyesi olduğu CHP'nin 103'üncü yıldönümü resepsiyonuna katılmayacak, Anıtkabir'e gitmeyecek ve o partiyi aşağılayanlarla birlikte olacak.
Sonra da dönüp "Kendimi hiçbir zaman siyasi partilerin üzerinde görmedim. Böyle bir iddiayı hadsizlik sayarım"

1