İmamoğlu'na destek neden düştü

Halk İmamoğlu'nun yolsuzluk iddialarına gerçekten ikna mı oldu, yoksa iktidarın siyasi hegemonyası algıyı mı değiştirdi?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazı, İmamoğlu davasıyla ilgili halk algısında yaşanan değişimi analiz ederek, "siyasi baskı" görüşünün yüzde 46'dan 27'ye düştüğünü göstermektedir. Yazar, bu değişimi adalet sisteminin eşit işlemediğini düşünen bir toplumda gerçek ikna yerine siyasi hegemonyanın etkisi olarak değerlendirmekte; araştırmacıların bile bu değişimi şüpheyle karşıladığını belirtmektedir. Ancak, halkın bu algı değişimi tamamen yolsuzluk kanıtlarının ortaya çıkması nedeniyle mi, yoksa defalanın tekrarlanması taktiklerinin etkisiyle mi gerçekleştiğini kesin olarak bilebilir miyiz?

CHP, belediye eksenli "yolsuzluk ve aşk" skandallarıyla sarsılırken, sadece yerel seçimlerde yakaladığı motivasyonu kaybetmedi, bütün umudunu bağladığı ve mağduriyet çıkarmak için uğraştığı İmamoğlu rüzgârı da artık esmiyor.
Ne Silivri'deki duruşmalar ilgi çekiyor ne de eski coşkuyla meydanlar dolup taşıyor.
Peki ne oldu da böyle oldu dersiniz
Aslında özel bir şey yok, sadece başından beri belli olan flu fotoğraf netleşiyor. Ciddi bir yolsuzluk yapıldığı kanaati güçleniyor.
Bunu en başta öngörmek hiç de zor değildi. CHP yönetimi hem bunu öngörmedi hem de siyaset üretmek yerine "yolsuzluk damgalı bir mağduriyet" üretme derdine düştü. Ama olmadı.
Olmadığını da bizzat CHP'ye yakınlığıyla bilinen araştırmacılar söylüyor. Birkaç gün önce siyasi analizleriyle dikkat çeken Bekir Ağırdır'ın sahibi olduğu Veri Enstitüsü çok ilginç bir araştırma yayınladı.
Araştırmanın özeti şu: İmamoğlu davası siyasi mi hukuki mi Yani İmamoğlu siyaseten mi içeride yoksa "yolsuzluk" iddiasıyla mı
Araştırmayı ilginç kılan sadece bugün bu soruya verilen cevaplar değil, aynı şirketin bir yıl önce 25 Mart 2025'te aynı konuda aldığı cevaplarla arasındaki fark.
Önce bu farka bakalım. Araştırmayla ilgili ilk analizi Veri Enstitüsü Direktörü Dr. Erman Bakırcı yapmış.
Dr. Bakırcı önce şu tespiti yapıyor:
"Mart 2025'te Ekrem İmamoğlu tutuklandığında, toplumun yüzde 65'i bu hamleyi doğrudan 'hükümetin muhalefete baskı girişimi' olarak okudu. Endişe, umutsuzluk ve öfke hızla yayıldı."
Peki bir yıl sonra bugün durum ne ve rakamlar ne diyor
Dr. Bakırcı bu soruya "Duyguların evrimi: Şoktan mesafeye" arabaşlığıyla cevap veriyor:
"Rakamlar sert: Bir yıl önce yüzde 51 olan endişe yüzde 29'a, yüzde 29 olan öfke 17'ye, yüzde 40 olan umutsuzluk 27'ye düşmüş."
Anlaşılan meseleyle yani İmamoğlu'nun yaptıklarıyla kurulan duygusal ilişki değişmiş. Nasıl bir değişim olduğunu ve ne anlama geldiğini de yine kendisinden dinleyelim:
"En dikkat çekici kayma burada: Tutuklamayı 'tamamen siyasi' bulanlar yüzde 46'dan 27'ye düşmüş. 'Tamamen hukuki' diyenler yüzde 12'den 21'e çıkmış."
Ortada siyasi diyenlerde 19 puanlık bir düşüş olduğu çok açık. Artık bunu "bulanıklaşma olabilir" diye açıklamanın bir anlamı var mı
CHP yönetimi gibi araştırmacılar da bu değişimi kabullenmekte zorlanıyor. Oysa 9 Mart öncesi ve sonrası halktaki bu algıyı oluşturan İmamoğlu ve ekibinin alicengiz oyunuyla cumhurbaşkanı adaylığını dayatmasıydı.
Gerçekte İmamoğlu siyasi söylemi nedeniyle değil, kurduğu