Ekrem İmamoğlu ile Özgür Özel, önce CHP'yi sonra da Yeni Parti'yi öyle bir "rüşvet ve yolsuzluk" sarmalına, öyle bir siyasetsizlik girdabına sürüklediler ki buradan çıkışları yok.
İmamoğlu dahil onlarca belediye başkanı, belediye bürokratı yolsuzluk iddiasıyla cezaevinde...
Onlarcası İzmir örneğinde olduğu gibi partilerini terk edip AK Parti'ye geçiyor. Geride kalan onlarcası da ya il ve ilçe kongrelerinde kavga ediyor ya da onları bu noktaya sürükleyen parti yöneticilerine "Allah belanızı versin" diye beddua ediyor.
Artık Özel, gidenleri "hain" ilan etse de "Elim, kolum, kafam kırılsın" diye kendini paralasa da buradan çıkış yok. Eleştirmek yerine "yalan ve iftira" ile fon skandalına sarılmaları da bakanlara saldırmaları da siyasi iflaslarının işareti.
Çünkü siyaseti üreterek değil para gücüyle yapmaya kalktılar. Özgür Özel en sonunda İBB eksenli "İmamoğlu Suç Örgütü" davasıyla ilgili şunu bile söyledi: "Kuruş bile bulamadılar..."
Tam bir çaresizlik hâli bu... Aslında öyle Manavgat'taki baklava kutusunu ya da Uşak'taki rezilliği hatırlatmaya gerek yok, son birkaç günlük İBB duruşmalarına bakmak yeterli.
Mahkeme şu sıralarda rüşvet veren işadamlarını dinliyor. Şu üç isim, müteahhit Ali Nuhoğlu, işadamları Cüneyt Yakut ve Ahmet Sari öyle çarpıcı şeyler söylediler ki biraz utanma duygusu olan sokağa çıkamaz. Önce İmamoğlu'nun meşhur basın danışmanı Murat Ongun'la mahkeme salonunda tartışan işadamı Cüneyt Yakut'u dinleyelim:
"Emrah Bağdatlı ile beraber olup bir düzen kurdu. Sektörü haraca bağladı! Alt faturalar geldi, paraları indirdiler. Acarkent'te nasıl oturuyor Murat Ongun'un odasına bizzat gidip zarf içinde 10 milyon liralık çek teslim ettim!"
Mahkeme huzurunda ve yüzlerine karşı söyleniyor bu sözler. Belki de Özgür Özel haklı, kuruş çalmamışlar sadece 10 milyoncuk bir çek almışlar.
Tabii duruşma burada bitmiyor, daha utanç verici bir sahne var. Duruşmada Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker devreye giriyor ve bu dosyada "yolsuzluk yok" diyenlere kapak olacak bir çıkış yapıyor:
"Biz denetim yaptık, alt yüklenici olarak Cüneyt Yakut'un şirketi çıktı. O dönem bizzat Murat Ongun'a gittim, 'Bu adamı tanıyor musunuz' dedim. Bana 'Hayır, tanımıyorum' dedi! Halbuki gayet iyi tanıyormuş! Şimdi burada öğreniyorum ki arkamızdan Emrah Bağdatlı ile işler çevrilmiş..."
Tam bu noktada Özgür Özel'e, ünlü sanatçı rahmetli Sadri Alışık'ın o meşhur tiradını hatırlatalım: "Bu da mı gol değil Özgür Bey..."
İşadamı Ahmet Sari de belgeleriyle savcıya söylediklerini bir kez daha mahkeme huzurunda anlattı:

2