Fon skandalında kuzular ve kurtlar

Fon skandalı, yalnızca bir yatırım hikâyesinin çöküşü değil; bir saadet zincirinin nasıl güvenilir gösterildiği meselesidir. Sistemi kuranları bulmak kadar, ona kimlerin itibar kazandırdığını ve denetimin neden zamanında işlemediğini ortaya çıkarmak da gerekir.
Siyasetçi veya bürokrat kimin ismi bu yapıya güven sağlamak için kullanıldıysa, bunun nasıl gerçekleştirildiği de bütün yönleriyle açığa çıkarılmalıdır.
Banker skandallarından banka hortumlamalarına kadar her büyük vurgunun ardından aynı soru soruldu:
Denetim kurumları olup biteni görmedi mi
Bu kez de fon büyürken verilen uyarılar, yapılan işlemler ve alınmayan önlemler tek tek incelenmeli. Başkan Erdoğan'ın işaret ettiği gibi, sorumluluğu olan kim varsa hukuk önünde hesap vermelidir.
Borsada sorun yalnızca denetim eksikliği değildir. Hakkında işlem yapılmış kişilerin piyasada nasıl etkili olmaya devam edebildiği de sorgulanmalıdır.
Son fon tartışmalarında Tera Holding ve Emre Tezmen'in yanı sıra Hedef Holding'den Namık Kemal Gökalp, Pusula Holding'den Serdar Turhan, Pusula Portföy'den Muhammet Yarız ve Bulls Yatırım'dan Kemal Akkaya'nın isimleri öne çıktı.
Bu noktada daha şaşırtıcı olansa fon sarmalını tezgâhlayanlar arasında öne çıkan bu isimlerin aynı zamanda borsanın tescilli manipülatörleri olması...

HERKES İNCELENMELİ
Peki bu gerçeği SPK ya da borsa yönetimi bilmiyor mu
Biliyorlar, çünkü bu isimlerin hepsi, borsada manipülasyon yapmaktan dolayı ya ceza almış ya da sınırlı yasak konulmuş isimler. Daha ilginci, Enver Çevik'e, baba-kardeş-çocuk dahil aile boyu yasak konulduğunun iddia edilmesi.
Peki nasıl olur da manipülasyon yaptıkları bilinen bu kişiler borsada "büyük oyun" kurmaya devam ediyor
Kuzuyu kurda teslim etmek tam da böyle bir şey... Tabii sadece kuzular değil bazı "koçlar" da uyanık kurtların kurbanı olmuş. Dün gündeme düşen Astor Enerji tam da böyle ibretlik bir örnek. Astor Enerji'nin iki büyük ortağı