Epstein dosyası: Gerçekle örtülen büyük resim - MAHMUT ÖVÜR

Mahmut Övür
05.02.2026
13

Dünya bir kez daha Jeffrey Epstein skandalıyla sarsılıyor. Fakat önümüze konulan, hakikatin kendisi değil, kırıntılarıdır. Amerika Birleşik Devletleri belgeleri damla damla açıklayarak büyük resmi perdelemekte, suçu zamana yayıp unutturma taktiği izlemektedir. Oysa bu mesele birkaç sapkının değil, ahlaksızlığı sistemleştiren küresel bir zihniyetin meselesidir.

KRONOLOJİ NE ANLATIYOR
2005: İlk şikâyetler gelir; dosya kapatılır.
2008: Epstein mahkûm olur; ayrıcalıklı bir ceza rejimi uygulanır.
2019 Temmuz: Yeniden tutuklama.
2019 Ağustos: Tek kişilik hücrede "ölüm".
2020-2024: Dosyalar raflarda bekletilir.
2025 sonrası: Belgeler parça parça servis edilmeye başlanır.
Bu takvim, adaletin değil siyasetin takvimidir. Gerçek bir temizlik istenseydi, resmin bütünü tek seferde ortaya konurdu. Parçalanmış açıklamalar, suç ortaklarına kaçış koridoru açmaktan başka işe yaramaz.

GÜÇ SAHİPLERİ SINIR TANIMAZ
Önce temel bir gerçeği hatırlatalım: Ne İslam, ne Hıristiyanlık ne de Yahudilik; insan onurunu çiğneyen bu tür sapkınlıklara cevaz vermemiştir. Çocuk istismarı, insanın metalaştırılması, gücü ahlakın üstüne koymak; bütün ilahi geleneklerde en ağır günahlar arasındadır.
Kuran'ın ölçüsü evrenseldir: "Kim bir cana kıyarsa bütün insanlığı öldürmüş gibidir; kim de bir canı yaşatırsa bütün insanlığı yaşatmış gibidir." (Maide, 32).
Epstein ağında gördüğümüz ise bu ölçünün tam zıddıdır: İnsanı yaşatmak değil, kullanmak; korumak değil, harcamak. Bugün kendini "dünyayı yöneten akıl" diye sunan çevreler, insanı üç sınıfa ayırmıştır: Yöneten dokunulmazlar, hizmet edecek kitleler ve gözden çıkarılabilir "fazlalıklar".
Bu anlayışta ahlak, yalnız zayıflar için geçerlidir. Güç sahipleri sınır tanımaz. Epstein adası bu zihniyetin laboratuvarıdır. Orada işlenen suçlar münferit sapmalar değil; ideolojiye dönüşmüş bir seçkinciliktir.

İSTİHBARAT OYUNLARI
Bu dosyanın en kritik boyutu, istihbarat servisleriyle kurduğu ilişkidir. Epstein ağı yalnız ahlaki bir bataklık değil, şantaj üretim merkezi olarak işlev gördü. CIA ve MOSSAD başta olmak üzere bazı servislerin bu ağdan elde ettiği kayıtlar, siyaseti ve finans dünyasını dizayn etmek için kullanıldı. Demokrasi sandıkta görünürken, gerçek iktidar kaset odalarında kuruldu.
Bu yöntem bize yabancı değil. Türkiye'de FETÖ yapılanması, devlet yöneticilerine tuzak kurup görüntüler kaydetti; bu kayıtları terfi ve ihanet mekanizmasının anahtarı yaptı.