Yazar, İstanbul Bakırköy'deki Capacity AVM olayında belediye yetkililerinin 5 milyon euro rüşvet istediğini ve bunu alamayınca sahte bir deprem raporu ile 197 milyon TL ceza kestiklerini iddia etmektedir. Sahtekârlığın derinliğini ortaya koymak için, belediye encümeninin eski ruhsatı Yıldız Üniversitesi'ne göndererek rapor aldığını, sonra aynı üniversitenin yeni ruhsata göre sorun olmadığını belirttiğini anlatmaktadır. Ancak bu suçlamaların ne kadarının mahkeme tarafından sabit kılındığı ve hangi delillerle ispat edildiği yazıda netleşmiyor mu?
İBB eksenli "İmamoğlu Suç Örgütü" davasının en çarpıcı "rüşvet ve irtikâp" olayı İstanbul Bakırköy'deki Capacity AVM olayında yaşandı. Medya günlerce bu konuyu konuştu.
Bunun nedeni de herhalde ilk kez, bu kadar açık ve pervasız, "5 milyon euro rüşvet" istenmesiydi.
Rüşvet istediği iddia edilenler de Bakırköy'ün CHP'li belediyesi meclis üyesi ve aynı zamanda İBB iştiraklerinden sorumlu İmamoğlu'nun danışmanı Ertan Yıldız (itirafçı), Bakırköy Belediye Başkanı Yardımcısı Ali Rıza Akyüz (tutuklu) gibi önemli isimler. Bir de aracı isim vardı: Süleyman Atik...
Bu ekip, "İBB zor durumda, paraya ihtiyacı var" diyordu. Bunu Avukat Mehmet İplikçioğlu da ifadesinde doğrulamıştı:
"Sefer Bey'le (Kocabaş) birlikte Ali Rıza Bey'le (Akyüz) görüşmeye gittik. Bize belediyenin zor durumda olduğunu, paraya ihtiyacı olduğunu, işlerin devamı için kendilerine destek verilmesi gerektiğini söylediler."
Gerekçe olarak da Süleyman Atik aracılığıyla şu mesaj iletilmişti:
"15 yıldır burada yeterince kazandınız. Bize 5 milyon euro verin, aksi takdirde AVM'nin depreme dayanıksız olduğuna dair belediye encümeni kararı aldırırız."
Dediklerini de yaptılar. İstedikleri 5 milyon euro rüşveti alamayınca AVM'ye "projeye aykırı ve depreme dayanıksız" diye 197 milyon TL ceza kesildi.
İşte skandal tam da burada ortaya çıktı.
Adamlar o kadar fütursuzlar ki, ceza kesmek için sahtekârlığa bile başvurulmuş. Hem de anlı şanlı bir üniversitemizden iki profesörün verdiği rapora dayanarak. Rüşvet almayı kafaya koymuşlar ya, artık "Bu ülkede yargı var, devlet var, yarın hesap sorulur" diye bir korkuları da yok.
Şimdi gelin bu fütursuzluğa giden süreci Bakırköy Belediyesi Meclis Üyesi Ali Fatinoğlu'dan dinleyelim:
"Bu arsanın sahibi Selahattin Özgül, avukatı da Mehmet İplikçioğlu. İkisini de Bakırköylüler iyi tanıyor. Bu ikili ve diğer ortakları istenen 5 milyon rüşveti vermeyince AVM'nin dosyası tam 17 sene sonra encümene gönderildi. Encümen de bu dosyaya o günün parasıyla 5 milyon euroya denk gelecek şekilde ceza kesti. Ceza kesilince rüşvet vermeyen arsa sahipleri bu durumu savcılığa bildirdi ve dava süreci başladı."
Bu tablo kamuoyuna AVM'de gerçekten depremle ilgili bir sorun varmış ve kolonlar yok edilmiş diye yansıtıldı. Oysa gerçek bambaşkaydı. Rüşvet almak için sadece tehdit yöntemi kullanılmamış, aynı zamanda Yıldız Üniversitesi kullanılarak

4