Asıl küresel tehdit tank veya mermi değil

ABD-siyonist İsrail birlikte İran'a saldırarak sadece bölgemizi değil dünyayı sarsan bir krizin fitilini ateşledi. Nasıl sonlanır bilinmez ama Türkiye, bu haksız savaşı durdurmak ve farklı alanlarda yol açtığı ağır faturayı en aza indirmek için ciddi bir çaba içinde.
Başkan Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan diplomatik alanda yoğun görüşmeleri sürdürürken, savaşın yol açtığı yalan ve yanıltma haberlerle mücadeleyi de İletişim Başkanlığı üstlenmiş durumda. Bu açıdan dün İstanbul Beşiktaş'ta İletişim Başkanlığı'nın ev sahipliğinde anlamlı ve dikkat çeken Uluslararası Stratejik İletişim Zirvesi (STRATCOM) düzenlendi.
Gerçekten de adına yakışır biçimde uluslararası bir etkinlikti. Dünyanın dört bir yanından, 37 ülke ve 5 uluslararası kuruluştan politika yapıcılar, diplomatlar, iletişim uzmanları ve medya profesyonelleri oradaydı. Bir salon yetmediği için ikinci salon açılmıştı.
Başkan Erdoğan'ın video mesajıyla katıldığı toplantının açış konuşmasını yapan İletişim Başkanı Prof. Dr. Burhanettin Duran, dezenformasyonun küresel bir tehdit olduğunu belirtiyor ve şöyle diyordu:
"İletişim Başkanlığı olarak bizler; doğru, teyit edilmiş ve güvenilir bilginin esas alındığı bir iletişim ekosistemini inşa etmeyi temel öncelik olarak görüyoruz. Bugün artık şunu çok net ifade etmek gerekir: Yaşadığımız çağda stratejik iletişim, çatışma alanları ve krizler birbirinden ayrı düşünülemez. Üretilen bilgiler yalnızca bir enformasyon olmak yerine, doğrudan bir güç unsuru ve rekabet alanı hâline gelmektedir. Günümüzde artık tehditler tankla değil 'yeni trendlerle' dünyamıza girmekte; üstelik mermiyle değil manipülasyonla ilerlemektedir."
Zirvenin ilk oturumunun son konuşmacısı Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz'dı. Yılmaz da, hakikat ile algı arasındaki sınırın giderek bulanıklaştığının ve dezenformasyonun yani yalan haberciliğin güçlü bir siyasi silah olduğunun altını çiziyordu:
"ünkü şunu görüyoruz. Yaşanan savaşlar sadece bombalarla, ordularla