İsrâ Suresi'nin başında Efendimiz'in (sav) miracı anlatıldıktan hemen sonra Hz. Musa'ya İsrailoğullarına rehberlik etmek üzere Tevrat'ın verildiği söylenir. Akabinde de Hak Teâlâ'nın İsrailoğullarına şunu bildirdiği ifade edilir: "Siz iki defa büyük fesat çıkarıp azgınlık yapacaksınız." Tefsir kitaplarımızda verilen bilgilere göre birinci fesat, Yahudilerin İşaya Peygamber'i öldürmeleri veya Yeremya Peygamber'i hapsetmeleri; ikinci fesat ise Hz. Yahya'yı öldürmeleri ve Romalılarla iş birliği yaparak Hz. İsa'yı çarmıha germeye karar vermeleridir. 4-7. âyetlerde verilen bilgilere göre birinci fesattan sonra Allah ceza olarak onların üzerine güçlü bir ordu göndermiştir. Bu ordu, onların sokaklarına ve evlerine kadar girmiştir. Sonrasında Allah İsrailoğullarına yeniden mal-mülk vermiş, nesillerini çoğaltmış ve sayıca büyük bir millet oluşturma imkânı sunmuştur. Ancak onlar yine fesat çıkarıp azgınlaşmışlardır. İkinci fesattan sonra Allah başlarına daha da büyük bir bela göndermiştir. Acımasız bir ordu onların onurlarını çiğnemiş, mabedlerine girip her şeylerini yerle bir etmiştir. Bunlar anlatıldıktan sonra şöyle buyurulur: "(Tevbe ederseniz) umulur ki Rabbiniz sizi bağışlar. Eğer siz (fesat ve azgınlıklarınıza) dönerseniz Biz de döneriz (sizi tekrar cezalandırırız)" (İsrâ 17/8). Müfessirlerimize göre birinci helak, Babillilerin Yahudi devletini yıkıp Yahudilerin çoğunu katletmeleri ve sağ kalanları köleleştirmeleri, ikincisi de MS. 70'te Roma kralı Titus'un Kudüs'ü işgal edip on binlerce Yahudiyi katletmesidir.
Vahyin nüzul ortamı dikkate alındığında, Medine'ye hicretten kısa bir süre önce inen bu âyetlerde Medine'deki Yahudilere şu mesaj verilmiştir: "Siz, geçmişte Hz. Musa'ya ihanet ettiniz. İhanetinizin cezasını da her seferinde gördünüz. Eğer şimdi de Hz. Muhammed'e (s.a.v.) ihanet ederseniz aynı şekilde başınıza yeni musibetler gelecektir." Özellikle "Ve in udtüm udnâ (eğer siz tekrar ihânet ederseniz biz de tekrar cezalandırırız!)" meâlindeki ifade, bu mesajı açık bir biçimde iletmektedir. Maalesef onlar, yapmamaları gereken şeyi tekrar yapmışlar yani Hz. Muhammed'i (s.a.v.) inkâr etmişler, dahası onunla anlaşma yaptıkları hâlde anlaşmaya ihanet etmişlerdir. Allah da onları tekrar cezalandırmıştır.
İsrailoğullarının ihanetleri ve kötülükleri, kendi kutsal kitaplarına da çok net bir şekilde yansımıştır. Mevcut Tevrat'ta onlar hakkında çok ağır hakaretler yer alır. Pek çok yerde onların, Tanrı'nın intikamını hak ettikleri söylenir. Mesela; "Rab diyor: Böyle bir milletten öç alınmaz mı" (Yeremya 5/9). "Ey İsrail evi! Uzaktan üzerinize bir millet getireceğim. O, zorlu bir millet, eski bir millettir. Bir millet ki sen onun dilini bilmez ve ne dediklerini anlamazsın. Onların ok kılıfı açık kabirdir, hepsi yiğitlerdir" (Yeremya 5/15-16). Burada, İsrailoğullarının kendi kutsal kitaplarında kendilerini yenip katledecek bir milletin övülmesi dikkat çekicidir.

3