İyiyle kötünün, ilimle cehaletin, adaletle istibdadın mücadelesi -dün olduğu gibi, bu gün de- dünya sahnesinde. Herkes rolünü oynuyor, hükmünü icra ediyor. Bu bir 'saflaşma imtihanı.'
Hız ve haz çağında daha da çetinleşen imtihan. Gündemin hızına yetişemeyen duygularımız. Yarım kalan öfkelerimiz, tamamlanmamış sevinçlerimiz ve bitmez sandığımız kaygılar...
Buna karşılık cılız bir umut ışığı... Kardelen kadar naziktir ümit; fakat bir o kadar da güçlüdür.
SEL
Ne Doğu'yu, ne de Batı'yı tam olarak bilmeyen, ilme irfana yabancı yeni nesiller ekleniyor hayata. Bütün çabası "hevesatını tatmin."
İletişim çağında iletişimsizlik had safhada. Kimse tam uyanık değil, ama tam uykuda da değil. Mikro düzeyde sürekli uyarılmış, tetikte, alarmda! "Bazılarımız iyileşmek istemeyiz, çünkü iyileşenler hastalardan daha yalnız."
Düşünmeye fırsat tanımayan bir hız, ayrıştırılmasına izin verilmeyen veri bombardımanı, yeterince hissedilmesine izin vermeyen bir duygu seli..
Sonra düşmanlıkları besleyen bir nefret dili...
"Bu nesil, bilginin cezalandırıldığı ve cehaletin saadet olduğunu öğrenerek yetişiyor. Bir sonraki nesil cahil olduklarını bile bilmeyecek; çünkü bilginin ne olduğunu bilmeyecekler" diyor Ursula Le Guin.
KÖRLÜK
'Karıncayı bile incitmeyin, hukukunu koruyun' emrine rağmen bu kin, öfke, zulüm... Vahşi bir şekilde insanlığa, mahlukata, çevreye karşı girişilen katliam.
İlk emri 'oku!' olan Kitab'a rağmen; okumayan, düşünmeyen, ama her konuda uzman(!) 'enformatik cehalet.' Aydınlatma iddiasıyla karanlığı ve cehaleti katmerleştirenler..
'Temizlik imanın yarısıdır' hükmüne rağmen pislik ve düzensizlik. arpık yapılaşma, hoyratça talan, çevreyi, denizi, havayı, iklimi kirletme.
'Güzel ahlâkı tamamlamak üzere gönderilen' bir Peygamber'e (asm) rağmen edep, nezaket ve tatlı dilden mahrum, kaba, hoyrat, sloganist bir söylem. Cehaletin verdiği bir özgüvenle kendi kıyametini hazırlayan körlük..
'Barış, esenlik, adalet dini olan İslam'a' rağmen; savaş, korku, endişe, emniyetsizlik... Diğerinin elinden, dilinden, yarından emin olamama hali, ruh sağlığını bozacak derecede bir ümitsizlik..
ÜMİT
ok karamsar bir tablo!. özüm ne, Kur'an bu karamsarlığa karşı ne diyor
Kur'ân her mü'mine der: "Allah'ın rahmetinden ümid kesmeyin." (Zümer, 53) ünkü "Allah'a tevekkül edene Allah kâfidir."

20