"Bir hâkim, iyi niyetle dinlemeli, akıllıca karşılık vermeli, sağlıklı düşünmeli, tarafsızca karar vermelidir." Sokrates
Temel haklar ve hürriyetler her insanın, her vatandaşın hakkıdır. Kimliğine, cinsiyetine, inancına, ırkına göre adâlet olmaz. Elbette suçlular cezasını çeksin ama, masumlar mağdur olmasın.
"ALLAH ADÂLETİ EMREDER"
Her Cuma hutbesinde hatırlatılır: "Şüphesiz ki, Allah, size adâleti, iyilik yapmayı ve yakınlara bakmayı emreder; hayasızlıktan, fenalıktan ve azgınlıktan nehyeder. Öğüt almanız için size böyle öğüt verir." (Nahl 90)
'Karıncayı bile incitmeyiniz' diyen bir dinin mensupları, adâlet için kılı kırk yarsa değer.
İslâm felsefesinde dört ana faziletten birisi olarak kabul edilen adâlet, diğer üç fazilet olan hikmet, şecaat ve iffetin dengeli bir şekilde insanda bulunmasıyla elde edilir.
'ADÂLET-İ MAHZA'
Bediüzzaman Kur'ânî bir hakikate dayanarak bu gün her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olan gerçek ve kâmil bir adâletin, "adâlet-i mahza"nın izahını yapar.
"Kim bir cana kıymamış veya yeryüzünde fesad çıkarmamış birini öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir." (Maide Suresi/32) ayetinden çıkardığı netice şudur:
Bir masumun hakkı, bütün halk için dahi iptal edilmez. Bir ferd dahi umumun selameti için feda edilemez.
Cenab-ı Hakk'ın nazar-ı merhametinde, hak haktır; küçüğüne büyüğüne bakılmaz. Küçük, büyük için iptal edilmez.
Bir toplumun selameti için, bir ferdin rızası bulunmadan, hayatı ve hakkı feda edilmez.
***
"Adâlet-i izafiye ise, küllün (çoğunluğun) selameti için cüz'ü feda eder. Cemaat için, ferdin hakkını nazara almaz. "Ehvenü'ş-şer" diye, bir nevi adâlet-i izafiyeyi yapmaya çalışır. Fakat adâlet-i mahza kabil-i tatbik ise adâlet-i izafiye gidilmez; gidilse, zulümdür.
SUUN VE CEZANIN ŞAHSİLİĞİ
"Hiçbir günahkar (suçlu) başkasının günahını yüklenmez" (Fatır Suresi/18) ayetinden hareketle suçların şahsiliğine vurgu yapar, suçlunun yakınlarına teşmil edilmesine karşı çıkar.
Sanırım şu hükümlere kimsenin itirazı olmaz: Suçlu kim olursa olsun; suçunun cezasını çekmelidir.
Herkes kanunla kurulmuş, bağımsız ve tarafsız mahkemelerce, adil ve hızlı yargılanmayla ve prensiplere riayet edilerek hakkında kesin karar verilinceye kadar masumdur.

10