1
Denizlerin sakinliği, sanma ki yokluğundandır fırtınanın.
Ne hikâyeler gizler yapayalnız adacıklar.
Kucaklar derinliğinde nice canları.
Ne cevherleri saklar gizemli karanlıklar
Nice ateşler yanar, nice buzlar erir bağrında.
Sessizliğini bir dinle, açıl da enginlere.
Bilmeyen anlamaz, akşama yol gözleyenleri
Öksüzlüğünde ağlarla, mercanlarla söyleşir balıkçı.
***
Sekine ve nedâmet hâlindeyken gözlerin
Dokunma süzülen 'sessiz gemi'lere.
Uyandırma hırçın dalgaları, dalaşma fırtınalara
Bozma keyfini, kaçırma huzurunu denizlerin.
"Vira Bismillah! Rastgele balıkçı!"
2
Sanma ki; 'söz'süzlüğümdendir suskunluğum.
Suskunluğumda gizlidir hayal kırıklığım, gizli günahlarım.
Pişmanlıklar, sevdalar, umutlar, hasretler gizli.
Razıyım dertlerimden, dokunma.
İstediğim huzur, dinginlik şimdi.
***
Dokunursan... Yamacından heyelanlar
'Söz'ler uyanır önce, lavlar savrulur.
G/özler kavrulur, sen kavrulursun acından.
Dokunma.
Utancından yanakları kızarırken güllerin
Yanar/dağlar, tutuşur denizler,
Dağlarda, ovalarda öksüz kalır ceylanlar.
3
Daha dündü. Hatırla şimdi 'Kâlû Belâ'yı
Hatırla ki; o sergüzeşti ömürdendi.
Zaman sarmalı, zamanı geriye sarmalı
Rabbimizle yaptığımız ezeli sözleşmemizdi.
Dün erkendi, yarın ise artık çok geç.
Giden günler geri gelmezdi asla.
Ömür dediğin bir 'âh!'a değmezdi.
4
O anlar... Boynu bükük solgun resimlerdi
Tekinsiz, tevilsiz, rüyalardı belki de.
Şahikada hissettiren gençlik sarhoşluğu.

10