Maalesef zıtların iç içe geçtiği şu imtihan dünyasında her şey gönlümüze göre olmuyor. Ama ümidi kesmek yok. Zor günler de geçecek. İnanıyoruz ki "her zorluktan sonra bir kolaylık vardır" (İnşirah: 5)
ünkü Allah "acı ve tatlı günleri, zafer ve mağlubiyeti insanlar arasında hak ettikleri oranda dağıtıyor." (Âl-i İmrân: 140)
İnsanlık topyekün kötüye gitmez, gitse bile "Ey iman edenler! Siz kendi sorumluluklarınıza dikkat edin. Siz doğru gittiğiniz takdirde yanlış yola sapanlar size zarar veremez." (Mâide: 105)
Yeter ki biz problemin farkına varalım, çözüm için üzerimize düşeni lâyıkıyla yapalım. Doğru teşhis tedavinin yarısıdır. Yara gözüküyorsa derman kolaydır.
YARGIYA GÜVEN ZEDELENİRSE...
Güven, insan ruhunun sığınağı, beslendiği hayat kaynağıdır. Güven zedelendiğinde insan ruhu da, toplum da sarsılır. Birlikte yaşamanın tadı kaçar.
İnsanların yargıya olan güveni sarsılırsa; devlet de, toplum da bundan çok büyük zarar görür. Yargıya güven çok düştüyse; sadece yargı mensupları değil, hepimiz mes'ulüz..
Öyleyse; zaten zor şartlar altında vazife yapan değerli hukukçularımıza, adaletin tecellisi için mümkün olduğu kadar yardımcı olalım. Siyaset yargıdan elini çekmeli.
Her meslekte "çürük elmalar" bulunabilir. İnanıyoruz ki; yargı tabiî işleyişine bırakıldığı zaman, kendi iç mekanizmasıyla kendini rafine eder. Varlık sebebi olduğu adaleti mümkün olduğunca tecelli ettirir.
Pusula gibi sürekli adalete dönük; vicdan sahibi hukukçular cesur kararlarıyla siyasî görüşe, felsefî ve dinî inanca bakmaksızın, bunu gösterecektir inşallah. ok zor ve şartlar aleyhte görünse bile.
ÜMİDİ DİRİ TUTMAK!
Haklısınız! Evet; "Geciken adalet, adalet değildir." Adalet; kıymetini bilmediğimiz, ancak yokluğunda ekmek, su ve hava kadar elzem olduğunu hissettiğimiz insaniyet kaynağımızdır.
Hakkın, adaletin, barışın tadına varan insanlık, bu değerlerden artık vazgeçemez.
Güneşin önüne zaman zaman kara bulutlar gelse de; güneş er geç açar.
Yeter ki; her kemalâtı mahveden yeisi yenip, ümidi diri tutalım. Ümitsiz olmak, pes etmek yok. ünkü "çabuk ye'se inkilâb eden hamiyet, hamiyet değildir."
SULU KİM
Allah'ın rahmetinden ümit kesilmez. Yazın ortasında kış, kışın ortasında yaz göründüğü gibi; ümidin en zayıfladığı bir anda adalet tecelli edebilir.

28