"Şüphesiz Allah size emanetleri ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğinizde adaletle hükmetmenizi emrediyor."1
Adalet bizim neyimiz olur İnancımız, insanlığımız!.. Rahman'ın bize hediyesi. Emanete sahip çıkmak hepimizin vazifesi.
ünkü Kur'ân'ın dört esasından biri adalettir. ünkü 'Hak haktır, küçüğüne büyüğüne bakılmaz."2
Adaletin zıddı zulümdür. "Bir gemide doksan dokuz cani ve bir masum olsa, o gemi batırılamaz". Zulüm ve haksızlığın, azına çoğuna bakılmaksızın; karşı çıkılır, zalime 'azıcık bile olsa' meyledilmez.3
Sadece mahkemelerde değil; her zaman ve zeminde adalete muhtacız.
Her insan, sırf insan olduğu için doğuştan vazgeçilmez, devredilmez ve dokunulmaz haklara sahiptir.4 İnsanın haysiyet ve şerefinin koruyabilmesi, insan haklarının güvence altına alınmasına bağlıdır.
Tüm dünyada insan haklarının, topluma ve devlete karşı önceliği vardır. İki hak yarıştığında insan haklarına öncelik verilir.
***
İnsanlık bugün savaşlar, afetler, haksızlığa uğrama, açlık ve susuzluk gibi büyük acılar yaşıyor. Siyasette, diyanette, ekonomide, ailede, sosyal hayatta, temel haklarda adaleti sağlamak bütün acılarımıza şifa olabilir.
BM İnsan Hakları Beyannamesi'inin Giriş kısmında vurgulandığı üzere;
"İnsan haklarını göz ardı etmenin ve hor görmenin, insanlığın vicdanında infial uyandıran barbarca eylemlere yol açtığını ve insanların korku ve yoksunluktan kurtulması, konuşma ve inanma özgürlüğüne sahip olacağı bir dünyanın ortaya çıkmasının sıradan insanların en yüksek özlemi olarak ilan edilmiş bulunduğunu için, insan haklarının hukukun egemenliğiyle korunması önemli"dir.
***
Adaleti, hakikati, gerçeği arayış insanlık tarihi kadar eski ve güçlü olduğu gibi; hakkı gizlemek, kendi menfaatleri için manipüle etmek çabası da o kadar eskidir.
Kendi menfaatlerini korumak, ahlâksızlık ve hukuksuzluklarını gizlemek isteyen güç sahipleri tarafından, tartışılmazlık ve kutsallık zırhı içinde âlî menfaatler, din, milliyetçilik, ideoloji örtüsü ile gerçekler manipüle edilerek adalet örtülmüştür.
Dünya hukuk tarihine geçen "Dreyfus Davası" gibi örnekler bunu gösteriyor.
Ancak üzeri ne kadar örtülürse örtülsün; şüphesiz gerçek birgün ortaya çıkar. Hukukun görevi, o gerçeği, olması gerektiği zamanda, olması gerektiği gibi dosdoğru, ne pahasına olursa olsun bulmak, çıkarmak, ona göre adaleti tecelli ettirmektir.

11