İtikadı bozuk olanın yaptığı bütün ibadetlergeçersizdir, kabul olunmazlar. Yaptığı ibadetleronu cehennem ateşinden kurtaramaz.
Bozuk itikat, yani bid'at kalp hastalıklarından en tehlikelisidir... Bilhassa zamanımızda Müslümanların çoğu, bu kötü hastalığa yakalanmışlardır. His organları ile anlaşılamayan, hesap ile ulaşılamayan şeylerde akıl yürütmek insanı bu hastalığa sürükler...Aklın ermediği ve yanıldığı şeylerde akla uyarak hareket etmek cahilliktir. Böylelerine uymak; onlarıtaklit etmek ahirette çok büyük sıkıntılara sebepolur...Elbette, insanın kendi aklı ile bu ince, hassas bilgileri bulması mümkün değildir. Herkes kendi aklı ile bu bilgileri bulmaya çalışırsa, yeryüzündekiinsan sayısı kadar bozuk düşünce, itikat ortaya çıkar. Herkesindüşüncesi, anlayışı, fikir yapısı bir değildir. Dünyalık meselelerde bile insanlar başka başka düşünmektedirler. Dünya işlerinde böyle olunca, aklın ermediği ahiret bilgilerinde doğruyu bulmak hiç mümkün olur muBu durumda,inanmış her Müslümanın yapması gereken şey, kendi aklını devreye sokmadan, hakiki İslâm âlimlerinin bildiklerine tabi olmaktır.Onlar imanın nasıl olması lâzım geldiğini bildirmişlerdir. Doğrusu da budur.Peygamber Efendimiz (aleyhisselâm) ve Eshabının itikatlarını, doğru olarak tespit edip bizlere bildiren, sadece Ehl-i sünnet âlimleri olmuştur. Zaten ben"Ehl-i sünnet itikadındayım"demek,"Onlar nasıl inanmışlar ise ben de onlar gibi inandım"demektir.Düzgün itikat çok önemlidir. Çünkü, yapılan bütün ibadetler buna bağlıdır.İtikadı bozuk olanın yaptığı bütün ibadetlergeçersizdir, kabul olunmazlar. Yaptığı ibadetleronu cehennem ateşinden kurtaramaz.Demek ki, önce doğru bir itikat sahibi olmak lâzım gelir.
171