Risale-i Nur dairesine gönül rızasıyla girenler, sırf dünya için yaratılmadıklarına bütün zerratıyla inanır, bütün hissiyatıyla tasdik ederler.
Bu sebeple, dünya menfaatini gütmezler. Şân, şöhret, servet peşinde koşmazlar. Sadâkatle bağlandıkları davanın prensiplerini çiğnemezler. Davalarını maddiyata, siyasete alet etmezler. Din kardeşleriyle kavgaya tutuşmazlar. En büyük mücadeleyi "düşmân-ı gaddar" olan nefis ve şeytanları ile yaparlar.
Bununla beraber, her insan gibi onlar da derecelerine göre imtihana tâbidirler. Yani, aynı eserleri okudukları halde, birbirinden farklı şekilde anladıkları bazı bahisler var.
İşte, onları ihtilâfa düşüren o farklılıkların her biri çetin birer imtihan sebebidir. Misâl: Hz. Bediüzzaman'ın velâdeti, siyâdeti, siyaseti gibi.
Şimdi bu üç nokta üzerinde biraz duralım.
1) Üstad Bediüzzaman'ın velâdeti, yani doğum tarihi meselesi:
Yazılı kaynaklarda, Milâdî sene itibariyle birbirinden farklılık arz eden tarihler var: 1873, 1875, 1876, 1877, 1878 gibi.
Acaba bunların hangisi Bir diğer soru: Doğum tarihi çok mu önemli
Elcevap: Şu beş tarihten illa ki bir tanesi doğrudur; dahası, Hz. Bediüzzaman'ın doğum tarihi elbette önemlidir. Zira, dünyaya gelişi de, gidişi de lâlettâyin (rastgele) tarihler değildir.
Şunu net bir şekilde ifade edelim: Hz. Bediüzzaman, manen tavzif edilmiş bir şahsiyettir. Müfessir, müceddit, müçtehittir. "Helâket ve felâket asrının adamı"dır. İ'caz-ı Kur'ân'ı beyân etmeye namzet kılınmıştır. Allah'ın inayetiyle, mukadderât-ı İslâmı alâkadar eden her suâle cevap vermiş, her müşkili halletmiştir. Elhâsıl, o zât "Âhirzamanın Bediüzzamanı"dır.
İşte, böyle bir zâtın hangi tarihte dünyaya geleceğine dair rivâyetler var. O rivâyetlerden biri, Ahmet Feyzi Efendinin (İmam-ı Şârânî'nin Mîzân'ından iktibasla) Maidetül-Kur'ân isimli kitabında var. Hz. Üstad da, o eseri tensib ile hususî Tılsımlar Mecmuasının âhirine dercetmiş.
Bu kaynaklarda Hicrî olarak zikredilen tarih 15 Şaban 1293'tür. Bu da Leyle-i Beraate tekabül ediyor. Yani, o vazifeli zât, Leyle-i Beraat'te doğup Leyle-i Kadir'de vefat ediyor. (Age)
İşte, Hz. Bediüzzaman'ın doğum tarihi hakkında mutabakat sağlanamadı ve sağlanamıyor. Zira, kimileri maddî tarihi esas alıyor, kimileri de rivâyeti esas kabul ediyor. Maddî tarih ile rivâyetin birbirini tam tasdik etmesiyle ortaya çıkacak sarih bir tablo, her halde "sırr-ı teklif ve imtihan"a mugayir düşer. Dolayısıyla, Nur Risâlelerini okuyanların bu noktadaki imtihanları devam ediyor.

19