Belâlar fırsat kolluyor

Koca Acem ülkesi, kaynayan bir kazana döndü.

Ülke geneline yayılan protestolarda yüzlerce ölüm, binlerce yaralanma hadisesi vuku buldu. Bundan sonrasını kestirmek de mümkün görünmüyor: Bir taraftan artan protestolar ve iktisadî buhran, bir taraftan kanlı ve infazlı müdahale, bir yanda da İsrail ve ABD destekli kışkırtma politikaları, 90 milyonluk İran'ı tarihinin en zor cenderesine soktu. Komuta kademesini koruyamamanın yanı sıra, Yemen, Lübnan, Suriye ve Irak'taki nüfûzunu kaybetmesi de cabası.

Tâ 1979'dan beri ülkeye hâkim olan molla rejimi, bir türlü huzûru-sükûnu sağlayamadı. İkide bir nükseden protestoları en sert şekilde bastırma cihetine giderek, kırgın ve kızgın gayr-ı memnun kitlenin daha da büyümesine sebebiyet verdi.

«

Şia mollası, bir çırpıda seçilmiş siyasîleri, kabineyi, hatta cumhurbaşkanını geri plâna iterek onları etkisiz elemanlar durumuna düşürdü. Hatta, kendi polisine ve kolluk kuvvetlerine bile güvenmiyor. Bu sebeple, en kritik aşamada sınırı belirsiz durumdaki Devrim Muhafızlarını ileri sürüyor. Güya asayişi onlarla sağlamaya çalışıyor ki, bu sistem güvenli, adâletli ve hakkaniyetli değil.

Bir başka husus: Son isyan ve protestolar, daha öncekilerden bazı farklılıklar gösteriyor. Son yıllarda, İran'ın askerî gücü örselendi. Müttefiklerini kaybetti. Yayılmacı emelleri suya düştü. Tecrit ve ambargolar sebebiyle ekonomisi dibe vurdu. Para birimi yarı yarıya değer kaybetti. Enflasyon tavan yaptı. Dahası, onlarca şehirde sergilenen zincirleme protestolar, dış desteklerin de tesiriyle büyük çaplı bir kitle hareketine dönüştü.

Allah, kardeş ve komşu İran halkının yâr ve yardımcısı olsun.

«

Bütün bir beşeriyet âlemi olarak nasıl bir zamanda yaşıyoruz

Elcevap: Arzî, semavî, sıhhî ve içtimaî belâların çok sık yaşandığı bir devirde yaşıyoruz: Depremler, yangınlar, sel felâketi, silâhlı çatışmalar, iktisadî savaşlar, kanlı darbeler, terör saldırıları, iç isyanlar, şiddetli protestolar, öldürücü virüsler, vesaire...

Bu belâ ve musibetler, bazen binler-on binler, bazen de yüz binlerce ölüm ve yaralanmalara sebebiyet verebiliyor.

Arzî, semavî ve sıhhî belâlar için alınacak tedbirler bellidir. Bunlara karşı, gelişmiş ülkelerin neler yaptığı, teknolojik olarak ne tür tedbirler aldığı az-çok biliniyor. Onlara bakarak kayıpları asgariye indirmek mümkün.

Asıl dikkat edilmesi gereken husus, içtimaî, siyasî ve bilhassa haricî cihetten gelip içimizde yol bulmaya çalışan kışkırtıcı belâlara, plânlı saldırılara ve iktisadî manevralara karşı alınacak tedbirler cümlesidir.