Bu konu özelinde (gençler ve şiddet), eğitim mi yoksa aile ortamı mı daha belirleyicidir diye bakarsak; aile ve eğitim bir binanın taşıyıcı kolonları gibidir, biri eksik kaldığında yapı sarsılır. İnanç ve ahlak gelişimi söz konusu olduğunda bu birliktelik bir "değerler köprüsü" oluşturur.
Bu iki yapının beraberce yürütebileceği süreci şu şekilde somutlaştırabiliriz:
Ailede "Hâl Dili", okulda "Kal Dili" başlığı ile şunları söyleyebiliriz: Ailede çocuk teorik bilgiden ziyade pratiği görür. Anne ve babasının öfkelendiğinde nasıl tepki verdiğini, dürüstlüğü ve merhameti izler. Okul ise bu davranışların nedenlerini, tarihî ve felsefi altyapısını anlatır. Evde merhameti gören çocuk, okulda bunun inanç sistemindeki yerini öğrendiğinde bilgi kalıcı bir karakter özelliğine dönüşür.
Bununla ilgili güzel bir örnek Said Nursi'nin ifadelerinde gözüküyor; "Ben bu seksen sene ömrümde, seksen bin zatlardan ders aldığım halde, kasem ediyorum ki, en esaslı ve sarsılmaz ve her vakit bana dersini tazeler gibi, merhum validemden aldığım telkinat ve mânevî derslerdir ki, o dersler fıtratımda, adeta maddî vücudumda çekirdekler hükmünde yerleşmiş. Sair derslerimin o çekirdekler üzerine bina edildiğini aynen görüyorum. Demek, bir yaşımdaki fıtratıma ve ruhuma merhum validemin ders ve telkinâtını, şimdi bu seksen yaşımdaki gördüğüm büyük hakikatler içinde birer çekirdek-i esasiye müşahede ediyorum."
Eğer aile bir şeyi "yanlış" görüyor ama eğitim sistemi veya öğretmen bunu "doğru" olarak sunuyorsa (ya da tam tersi), genç ciddi bir kimlik krizi yaşar.
Aile ve okulun benzer ahlaki standartlarda birleşmesi, gencin dünyasında sarsılmaz bir güven zemini oluşturur. Şiddeti önleyen en büyük güç, bu "çelişkisizlik" halidir.
Eğitim sadece dört duvar arasında ders anlatmak değildir. Ailelerin de dâhil olduğu sosyal sorumluluk projeleri, okul-aile birliği etkinlikleri ve ortak kültürel geziler inancı ve imanı sadece bir "bilgi" olmaktan çıkarıp bir "yaşam tarzı" haline getirir.
Modern dünyada gençleri sadece koruyarak değil, onlara "ayrıştırma yeteneği" (farkındalık) kazandırarak güçlendirebiliriz.
Eğitim kurumları gence sorgulamayı ve mantığı öğretirken; aile, bu sorgulamanın içine manevi bir nezaket ve edep yerleştirmeli.

16