Bereket ve rahmet

Mü'minler arasındaki kardeşlik sistemine uhuvvet dendiğini biliyoruz.

Bu kardeşlik kan bağı olan kardeşlikten farklıdır. Özellikle rahmet ve bereket ayı olan Ramazan'da İslâmî hizmetlerin başarılı olması için mü'min'lerin omuz omuza vermesi, birlik ve beraberliği tam sağlaması gerektiği bilinir. Uhuvvetin sağlanması için mü'minlerde olmaması gereken özellikler, tefrika, kin ve düşmanlık, inat ve haset gibi meselelerdir.

Uhuvvet; sevgi, birlik ve ittihat ile insanları, toplumu barışa, insafa ve kardeşliğe davet eder. Bir ayette Cenab-ı Hak şöyle buyuruyor: "Allah'a ve Resûlüne itaat edin ve birbirinizle çekişmeyin. Sonra gevşersiniz ve gücünüz elden gider. Sabırlı olun. ünkü Allah sabredenlerle beraberdir." 1

Peygamber Efendimiz (asm) şöyle buyuruyor: "Birbirinizle ilgi ve alâkayı kesmeyin, birbirinize sırt çevirmeyin, birbirinize kin beslemeyin, birbirinize haset etmeyin. Ey Allah'ın kulları! Kardeş olun." 2

Bediüzzaman, 22. Mektubun başında; "Mü'minlerde nifak ve şikak, kin ve adâvete sebebiyet veren tarafgirlik ve inat ve haset, hakikatçe ve hikmetçe ve insaniyet-i kübrâ olan İslâmiyetçe ve hayat-ı şahsiyece ve hayat-ı içtimaiyece ve hayat-ı mane-viyece çirkin ve merduttur, muzır ve zulümdür ve hayat-ı beşeriye için zehirdir" diyor. Özet olarak söylemek gerekirse bunun tek çaresinin kardeşliği mü'minler arasında temellendirmekle olacağını söylemektedir.

ünkü zaten rahmet Peygamberi Efendimizin (asm) bizlere öğrettiği değerlerden biri de uhuvvet-kardeşliktir. Bu kardeşliğin özeti ve en önemlisi iman kardeşliğidir, temeli ise Cenab-ı Hakka gerçek kul olmak ve Hz. Muhammed'e (asm) ümmet olmanın şuurlu davranışıdır. Bunun önemli olduğunu bir hadis-i şerifte şu şekilde fark ediyoruz: "Mü'minin mü'mine bağlılığı, parçaları birbirini tutan bina gibidir."3