Neyi tartışıyorsunuz

Merkez Bankası'nın faiz artırma kararı kâhinlik mi, yoksa açık iletişiminin doğal sonucu mu?

Özet Bu özet koseyazarioku.com tarafından üretilmiştir

Yazar, Londra'daki yatırımcı toplantısından sonra ortaya çıkan PPK faiz artırımı spekülasyonlarını analiz ederek, bunun gizli mesaj değil, Merkez Bankası'nın açık politika duruşunun mantıklı bir tahminlemesi olduğunu savunuyor. Ancak yazar aynı zamanda yüksek reel faiz ve sıcak paraya bağımlı modele karşı çıktığını vurgulayarak, doğru politika ile tahmin edilen politika arasındaki farkı ortaya koyuyor. Para politikası ile arz yönlü şoklara cevap vermenin doğru olup olmadığı sorgulanmaya devam edecek mi?

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek ile Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan'ın Londra'daki yatırımcı toplantısının ardından yurt içinde ekonomistler, ekonomi gazetecileri ve akademisyenler arasında sosyal medyada ciddi tartışmalar gözlemledik. Tartışmanın ortaya çıkışında geçmişte de sorunlu işlere imza attığını bizzat müşahede ettiğim yabancı bir haber ajansının yaptığı haber vardı. Haberin içeriği ekonomi yönetiminin Londra'da 22 Nisan'daki Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısında faiz artırımı yapılacağını ifade etmiş olmasıydı.


Bana göre ne Şimşek ne de Karahan bu şekilde bir iletişim yapmaz. Bu konuda son derece ciddi ve profesyonel oldukları bir gerçek. Ancak böyle bir algının oluşmasında aynı günlerde bir başkan yardımcısının kurumsal olmayan bir ortamda kişisel iletişimi için katıldığı bir sohbetteki ifadeleri etkili olmuş olabilir. Diğer yandan ve bence daha da önemlisi 22 Nisan'da PPK'nın faiz artıracağını tahmin etmek de güç değil. Peki neden


Mevcut Merkez Bankası yönetimi yakın tarihte politika faizini %50'ye kadar çıkardı ve orada 8 ay bekledi. Aynı zamanda makroihtiyati tedbir adı altında "ortodoks olmayan" bir şekilde inanılmaz kredi kısıtları uyguladı. Hatta kademe kademe kısıtları daha da sıkılaştırdı. Dezenflasyon programının en önemli sac ayağı olarak TL'yi reel değerli tutmak amacıyla banka rezervlerini kullanma konusunda tereddüt etmedi. Kur konusundaki politikası nedeni ile altınları swap yapmak zorunda kalıncaya kadar da etkin rezerv kullanımı yaptı. Zaten savaşın ilk günü %37 ile yaptığı politika faizi de olan bir hafta vadeli repo ihalelerine ara verip fiili faizi 300 baz puan artırmıştı. Yani zaten faiz artışı yapan bir TCMB var ve savaş devam ettiği sürece de bu faiz seviyesinin yetmeyeceğine ilişkin yeteri kadar mesaj da verildi.


Yukarıdaki paragrafa ilave olarak şunları da ifade edelim. Mevcut Merkez Bankası yönetiminin bugüne kadarki yazılı ve sözlü iletişimi ile uyguladığı politikaları takip eden birisi PPK'nın ne yapacağını üç aşağı beş yukarı tahmin edebilir. Yani kâhin olmaya, Londra'da yatırımcı toplantılarına katılmaya ya da sohbet programlarında satır arası okumaya gerek yok.