Son dönemde ülkemizde birbiri ardına üretimine başlanan yeni modeller, iç pazarda yerlilerin payını artırırken, ihracatta da ciddi rakamlara ulaşılmasını sağladı. OSD Başkanı Eroldu, yılın ikinci yarısında tablonun daha olumlu hale geleceğini söyledi.
OSD Yönetim Kurulu Başkanı Cengiz Eroldu, yılın ilk yarısında üretimde bir miktar düşüş yaşanmasına karşın, pazardaki yerli payının arttığını, yatırımların da ardı ardına devreye girmeye başladığına dikkat çekerek, otomotiv endüstrisinin iyi yolda olduğunu belirtti.
Yılın ilk 6 aylık dönemini değerlendiren Eroldu, üretimde geçen yıla oranla yüzde 6'lık bir düşüş yaşandığını, bunun söz konusu dönemde tatillerden ve yatırımların devreye alınması için yapılan geçici durdurmalardan kaynaklandığını belirtti. Bu durumun, yılın geri kalanında yeni modellerin devreye alınmasıyla birlikte telafi edileceğini kaydeden Eroldu, iç pazarda yerlilerin payının otomobilde yüzde 35'e, hafif ticaride de yüzde 23'e yükseldiğinin altını çizdi, "Bu da yine devreye giren yatırımların sonucu. Burada da önümüzdeki dönemlerde daha da yukarıya doğru bir seyir gerçekleşeceğini hep birlikte göreceğiz. Yani ilk 6 ayı bu açıdan gayet olumlu yorumluyoruz" ifadelerini kullandı.
İhracat arttı
Yüzde 4'lük bir ihracat artışı olduğu kaydeden OSD Başkanı, "Bu, Türkiye ihracatındaki yerimizi, konumuzu daha da kuvvetlendiriyor. Şu anda toplam ihracatın yüzde 17.5'unu gerçekleştiriyoruz. Otomotiv sanayi olarak ilk 6 ayda 20.8 milyar dolar gibi önemli ihracat rakamına imza attık. Bu da aslında tarihsel olarak en yüksek ilk 6 aylık ihracat rakamı. Daha büyük rakamları önümüzdeki dönemlerde gerçekleştireceğiz" diye konuştu.
Eroldu, dış ticaret dengesinde yerli payının artmasıyla birlikte iyileşme gözlemlendiğini, geçen yılın ilk 5 ayında eksi 149 milyon dolar olan dış ticaret hacminin, yeni yerlilerin devreye girmesiyle bu yıl 2 milyar dolar fazla verdiğini hatırlattı.
Tourismo 40 bine ulaştı
Mercedes-Benz Türk, yüzde 80'ine yakını Türkiye'de üretilen "Tourismo" modelinin 40 bininci örneğini bantlardan indirdi. Avrupa'nın en başarılı seyahat otobüslerinden biri olan Mercedes-Benz Tourismo'nun global çaptaki üretiminin yüzde 80'ine yakını Hoşdere Otobüs Fabrikası'nda gerçekleştiriliyor. Avrupa'nın en çok tercih edilen seyahat otobüslerinden biri olan Tourismo, 1992'de "O 340" ile başlayıp, "O 350 Tourismo" ile devam etti. 2006 yılında, yepyeni tasarım dokunuşlarıyla ikinci nesil Tourismo, Türkiye pazarında satışa sunuldu ve Hoşdere Otobüs Fabrikası'nda üretimine başlandı. Tourismo'nun üçüncü nesli 2017 sonbaharından itibaren satışa sunuldu.
'Avrupa'yla birbirimizi tamamlıyoruz'
Otomotiv Sanayii Derneği Başkanı Cengiz Eroldu, "Avrupa'da Üretim" olarak da bilinen Avrupa Birliği'ndeki sanayi hızlandırma yasa tasarısıyla ilgili olarak çalışmalarını sürdürdüklerini, bunun hem ana sanayi hem de tedarik sanayi açısından kritik olduğunu belirtti. "Özellikle kamu alımlarında yüzde 70'i Avrupa'da üretilmiş" malların seçilmesinin, ciddi şekilde olumsuz etki yaratacağını, hatta yatırımların önünü kesebileceğini vurgulayan Cengiz Eroldu, şöyle devam etti:
"Türkiye ile Avrupa arasında çok ciddi bir entegrasyon var, 30-40 yıllık bir ilişki var. Yani sonuçta birbirini tamamlayan yapılarız biz... Karşılıklı ticaretimize baktığımız zaman da son derece dengeli... Bu ilişkinin de tabi daha güçlenerek devam etmesi lazım. Bu temaslarda da biz Avrupalı kamu otoritesi ile konuştuğumuz zaman da aslında gayet olumlu mesajlar alıyoruz. Ama taslak öyle değil. Şimdi bir yandan da hep birlikte bu taslağın düzeltilmesi için çalışıyoruz."
'Bursa, Striker için doğru adres'
Bursa'daki Oyak Renault Otomobil Fabrikaları'nda üretilerek, Avrupa dahil, pek çok ülkeye Türkiye'den ihraç edilecek Dacia Striker, Aralık ayında ülkemizde de pazar sunulacak. Türkiye'de seri olarak üretilen ilk Dacia modeli olması açısından da büyük önem taşıyan Striker, müşteri memnuniyetinin hayli önemli olduğu C-sınıfında markanın stratejik ürünü olacak.
Dacia'nın Pazarlama, Satış ve Operasyonlardan Sorumlu Başkan Yardımcısı Frank Marotte, özellikle Avrupa pazarında hayli iddialı olmasını hedefledikleri Striker'da, kalite ve maliyet dengesi kurmak için çalıştıklarını vurgulayarak, üretim için Bursa'nın doğru adres olduğunu vurguladı. Marotte, "Bu açıdan baktığımızda, Bursa, Renault eko-sisteminde kalite ve doğru maliyet açısından tam da bu kriterleri karşılıyordu. Ayrıca bu tesisin kalite konusundaki yüksek standartları da etkili oldu" dedi.

3