Fırtınalar dinmiyor

Otomotiv endüstrisinde Çin rekabeti ve ABD'nin farklı uygulamaları derken, otomotiv dünyasında, özellikle de Avrupalı markalarda fırtına hiç eksik olmuyor.

Otomotiv dünyasında, özellikle de Avrupalı üreticiler tarafında, Çinli markaların artan rekabetçiliği ve Çin pazarındaki kan kaybı, ABD'nin gümrük vergisi ve diğer uygulamaları, elektrikli araçlarda yaşanan belirsizlik derken, fırtına bir türlü dinmiyor.

Volkswagen'in, "tüm dünyada 100 bin işçi çıkarmayı ve Almanya'da 4 fabrika kapatmayı planladığı" yönündeki haberler, ardından, Mercedes'in de, Temmuz ayında çalışanlarına dağıtmayı planladığı prim ödemesini bir yıl ertelediği haberleri, gündeme bomba gibi düştü. Buna, Volvo bünyesindeyken özerk hale getirilen elektrikli araç markası Polestar'ın, Çinli hissedar nedeniyle ABD pazarından "zorunlu" çekileceği haberi de eklenince, ortalık hayli karıştı.

Çin faktörüne dikkat

Bir zamanlar Çin'de bir numaralı marka olan, 2024'te ilk 3 arasındayken hızla pazar kaybeden Alman otomotiv devi Volkswagen Grubu'nun, söz konusu önlemler ve kesintilerle, ABD gümrük vergileri, Çin pazarındaki operasyonel zayıflık, BYD ve Stellantis gibi rakiplerin Avrupa'daki sıkı rekabet nedeniyle oluşan zararı telafi etmeye çalıştığı belirtiliyor. Yatırım kesintileriyle de birlikte, işletme giderlerinde yapılacak tasarruf miktarının 11 milyar Euro'yu bulacağı söyleniyor. Kapatılacak 4 fabrika ise sadece Almanya içinde.

Mercedes-Benz'in ise maliyet tasarruf programı kapsamında Almanya'daki yaklaşık 90 bin sendikalı çalışanının Temmuz ayında alması beklenen özel prim ödemesini "sendikalarla görüşmeden" 2027 yılına erteleme kararı aldığı, aynı zamanda haftalık çalışma sürelerinin artırılmasını da istediği belirtiliyor. BMW ise, görece olarak az etkilenmiş görünse de, kar beklentilerini çoktan indirmiş durumda.

ABD karmaşası sürüyor

ABD'nin "Çin takıntısı" da, otomotivde farklı bir kasırga estirme potansiyeline sahip. Nitekim ABD Başkanı Donald Trump'ın, Çin bağlantılı otomobillere yönelik kısıtlamaları, Avrupalı otomobil üreticilerinin Çinli şirketlerle kurduğu ortaklıkları baskı altına almış görünüyor. Zira Washington, Çin bağlantılı araçların hassas verileri toplayacağını öne sürüyor.

Çinli Geely'nin sahibi olduğu İsveç merkezli Polestar'ın, Çin menşeli yazılım kısıtlamaları nedeniyle gelecek yıldan itibaren ABD'de otomobil satamayacağı belirtildi. Ancak olayın tamamı Polestar ile sınırlı değil. Zira, aynı zamanda sahip olduğu markalarla ABD'nin 3 büyüklerinden olan Stellantis, Leapmotors ile ortaklığa sahip. Yine ABD'de üretim yapan Nissan, İngiltere'deki Sunderland fabrikasında gelecek yıldan itibaren Çinli Chery için araç üretmeyi planlıyor. BMW ve Mercedes'in de Çin'de ortaklıkları bulunuyor.

Amalfi Türkiye yollarına çıkıyor

Ferrari, yeni önde, ortada konumlandırılmış çift turbo V8 motorlu yeni 2+ coupe GT modeli Amalfi'nin Türkiye teslimatlarının başladığı belirtiliyor. Yüksek performansı günlük kullanımda çok yönlülükle buluşturan Amalfi'de, markanın ödüllü "F154" motor ailesinden türetilen çift turbolu 640 HP'lik V8 motora görev yapıyor.

Adapazarlı C-HR 10. yaşında

Toyota'nın dikkat çekici tasarımı ve yenilikçi teknolojileriyle öne çıkan, Türkiye'de de üretilen modeli "C-HR", 10'uncu yılını kutluyor. İlk kez 2016 yılında tanıtılan Toyota C-HR, 10 yılda dünya genelinde 2.1 milyonun üzerinde, Avrupa'da ise 1.2 milyondan fazla satarak markanın en başarılı modellerinden biri haline geldi. Türkiye'de ise 71 bin adetlik satışa ulaştı. Verilere göre Toyota C-HR sahiplerinin yarısından fazlası, aracı tasarımı nedeniyle tercih ediyor. Bununla birlikte müşterilerin yüzde 67'si, C-HR sayesinde ilk kez bir Toyota satın almış...