Sarp yokuşlar

İyi- kötü amellerin sarp yokuş oluşu, kişinin manevi terakkisinin en önemli vesilelerinden biridir. Cömert insan infak eder, sevap kazanır; aynı ameli cimri tabiatlı biri yaptığı zaman bu infak onu terakki ettirir.

Sarp yokuş, insandaki zaafları erdeme, fazilete dönüştürmenin de yegane çaresidir. Bu vesile ile nefis emmare, levvame, mülheme, mutmainne, razıye ve mardiye gibi merhaleler kat eder. Bir sonraki merhaleye bir önceki mertebe daima sarp yokuş olur.

Sarp yokuş, yapılan salih amellere sonsuz keyfiyet kazandırır. Yüz rekat namazı kolayca kılabilen salih kul, bazen olur ki iki rekat namaz kılmakta zorlanır, sanki bütün dağlar omuzuna yüklenmiş gibi iki büklüm hal alır. Fakat sonuçta kıldığı bu iki rekat namaz ona öylesine bir miraç yaşatır ki, çektiği sıkıntının milyonlarca misline değecek bir kazanım elde eder.

Eşref saatler, eşref vakitler ilk sinyalini sarp yokuşlarda verir. Uyanık gönül gelen bu sinyali kavrar ve o anı değerlendirir. Elde ettiği netice bire bin, bire bir milyon olur. Bir an gözünü harama kapatır, yüz haramı Allah korkusundan terk etmiş muttaki sevabına mazhar kılınır.

Zor ve zorlu zamanları değerlendirmek bu bakımdan çok önemlidir. Onun içindir ki Efendimiz, sabır ilk toslamada olandır, buyurur. Bela ve musibetlere bu ilk toslamada sabreden insan, bazen yüz şehit sevabı, bazen yüz hac sevabı kazanabilir.

Gam ve kasavetten çatlayacak hale gelmiş bir zavallıyı tebessüm ve merhamet yüklü bir öğütle teselli eden kişi bazen bin mürşidin sevabından daha fazla makbul bir amelde bulunmuş olabilir. O davranış ve o hal ilahi teveccühe sebebiyet vermişse yapılan işin keyfiyet boyutunu rakamlarla ifade imkansız hale gelir.

Rabbimiz, zorlukla beraber kolaylık vardır, buyurur. Her sarp yokuş aşıldığında insanın önünde sonsuz genişlikte bir yeni alan açılır. Kişi sarp yokuşu aşarak ulaştığı bu yeni alana bazen yüz sene kendi ameliyle çalışsa ulaşamaz. Seyr ü sulük, yüzlerce sarp yokuş ve yüzlerce böylesi geniş alanlarla doludur.

Günümüzde bu sarp yokuşlar normal hayatla içli dışlı hale gelmiştir. Mesela, tesettür kendisine zor gelen bir mümine hanım eğer bu sarp yokuşu aşabilirse her an farz ibadet yapmışcasına sevap kazanabileceği gibi, aştığı sarp yokuş sebebiyle hususi bir velayet dahi kazanabilir. Ve yine, bir mümin erkek bindiği toplu taşımalarda gözünü haramdan sakındırabirse o anda nazar yoluyla gireceği haramlardan kurtulduğu gibi her an bir vacip sevabı kazanır hatta bazen bu yolculuk onun hususi bir velayet kazanmasına bile vesile olur.